h Dolar 8,1986 %0.29
h Euro 9,7700 %0.29
h BIST100 1.393,24 %-1.65
h Bitcoin 489633 %1.10495
a İmsak Vakti 04:40
Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Türkistan’da Basmacı Hareketi

“Basmacı” terimi “baskın yapan”, “hücum eden” anlamında Türkistan’da 1916’dan 1930’lara dek Ruslara karşı faaliyet gösteren ve bağımsızlık amacı güden silahlı mücadeleyi ifade etmektedir.

Basmacılar Ruslar tarafından çeteci ve haydut olarak tanıtılmak istenmiştir. Oysaki Basmacılar halka dokunmamış hazineyi yağmalayıp bu ganimetleri de fakirlere dağıtmıştır. Özünde Basmacı Hareketi Türkistan’ı Ruslardan kurtarıp bağımsızlığa kavuşturma amacı taşımıştır.

1.    BASMACI HAREKETİNİN TEMELİ VE ORTAYA ÇIKIŞI

I. Dünya Savaşının başlaması ile beraber Çarlık Rusya orduları büyük mağlubiyetler almaya başlamıştır. Savaşın ağır yükü ve ordudaki asker kıtlığını çözmek isteyen Rusya Türkistan topraklarına yönelmiştir. Rusya’nın gerek askeri gerek siyasi çalkantıları 1917 Bolşevik İhtilaline kadar sürmüştür. Lenin ile birlikte başa geçen Bolşeviklerin ilk hamlesi de Rusya’yı savaştan çekmek olmuştur.

Çarlık Rusya’nın 1552 yılında Kazan’a girmesi ve işgali ile başlayan Türkistan’da Çarlık istilası 1979 yılına kadar sürmüştür. 1865 yılında Taşkent ve 1880 yılında Göktepe gibi önemli merkezleri ele geçirmişlerdir. 1917 Bolşevik İhtilali Çarlık Rusya’nın ortadan kalkmasıyla beraber ise Türkistan topraklarında karışıklıklar çıkmıştır. Yenilik isteyen Türkler ise, Rusya’da İhtilal ile kurulan yeni Sovyet rejiminin silahlı unsuru Kızılordu ile iş birliğine girişmiştir. Hatta Türkler Buhara kentinin emiri Alim Han üzerine baskı kurarak şehri ele geçirmişlerdir. Ancak bu gelişme sonrasında Rus Bolşevikler ise duruma müdahale ederek iki tarafı itlafa düşürmüştür. Ruslar Buhara’yı yenilikçilerin elinden alarak şehri yağma etmişlerdir.

Bolşevik Rusların bu tutumunda karşısında cesaret alarak Türkistan Türkleri Hokant Kurultayında toplanmıştır. Görüşmeler sonucunda Mustafa Çokay idaresinde Hokant Muhtariyeti adında bir hükümet kurulmuştur. Bolşevikler ise bu kuruluşa sert tepki göstermiş ve iki ay sonrasında Hokant Milli Muhtariyet hükümetini ortadan kaldırarak Hokant şehrini ateşe vermişlerdir.[1]Fergana Vadisi üzerinde Ermenilerde Ruslara destek verip 180 köyü ateşe vermişlerdir. Yaklaşık 20 bin Türkte Rus ve Ermeniler tarafından katledilmiştir

Hokant şehrinin yakılması ve genel olarak Bolşevik baskılarına dayanamayan Türkistan Türkleri merkezi FerganaVadisi olacak olan Türkistan Kurtuluş Hareketi olarak da isimlendirebileceğimiz Korbaşılar önderliğindeki direnişi (Basmacı Hareketini) başlatmışlardır. Korbaşıların bu direnişi Sovyetler için tehlike olmaya başlayınca 1919’da Sovyetler karşı atağa geçerek Fergana Vadisi genelinde Basmacılara savaşa ilan etmiştir. Türkistan Türklerinin ise Korbaşılar önderliğinde başlayan hareketi kısa sürede İstiklal mücadelesine dönüşmüştür. Kendilerini Korbaşılar olarak tanımlayan bu halkça mücahitler olarak tanımlanmış ve halk tarafından büyük destek bulmuşlardır.[2]Türkistan’da Rus sömürgeciliğine karşı savaşan Türkistan Mücahitlerinin faaliyetleri Bolşevikler tarafından Basmacılık olarak ifade edildi.

2.    HAREKETİN ASKERİ VE SİYASİ TEMELLERİ

Basmacı Hareketi Korbaşı Ergaş önderliğinde Hokan kentinde başlamıştır. Kısa sürede diğer bölgelere de yayılmıştır. Hareket başladıktan sonra Hokantın Polis Teşkilat şefi Ergeş ile Mehmet Emin Bek liderler ön plana çıkmaya başlamıştır.Ergeş ve Emin Bek ile birlikte önemli merkezlerden önemli liderlere hareket destek sağlamıştır. [3]Oş şehrinde Hal Hoca, Andican’daParpi Bek, Navkat’ta Muhiddin Bek, Namengan’da Aman Pehlivan ve Rahman Kul Bek, Margilan’da Kür Şirmet (Şir Muhammed) ve Kardeşi Nur Mehmet Bek, Özket’teCanıbek Kadı gibi ünlü Korbaşılar Rus tahakkümüne karşı istiklâl davasının yürütücüleri konumundaydılar.

Girişilen hareket Rusları adeta çaresiz bırakmış askeri ve iktisadi açıdan ilk andan itibaren kayba uğratmıştır. İyi bir ivme yakalayan direniş ile 1919’da tüm Fergana Korbaşılar tarafından ele geçirilmiştir. Ruslar Korbaşıların giriştiği bu hareketin en kısa sürede son bulmasını istemiş ve uluslararası bir mesele haline dönüşmesinden endişe etmiştir. Sırf bu endişelerinden dolayı sömürgecilik anlayışlarından taviz vermeden meseleyi kendilerince çözme yoluna başvurmuşlardır. Ruslar tarafından hareketi tamamen ortadan kaldırmak için planlar hazırlanmaya başlanmıştır. Öncelikli hedef Korbaşı yuvalarının temizlenmesi olmuştur. Sonraki aşamada ise Rus teşkilatları sağlamlaştırılıp birtakım düzenlemelere gidilmiştir. Buna ek olarak genel af ilan edilerek hareketin destek bulması önlenmeye çalışılmıştır.

Ruslar giriştikleri bu hamlelerin yanında Korbaşı liderler ile bazı görüşmelerde gerçekleştirmişlerdir. Öyle ki 2 Mayıs 1919’da Sovyet temsilcilerden oluşan bir komisyon kurulup Ergeş ve Mehmet Bek ile görüşülmesi için Fergana’ya gönderilmiştir. Ancak yapılan bu ilk görüşmeden bir sonuç alınamamıştır. Bu durum Fergana da Sovyet yönetiminin etkisiz kaldığını da ispatlamıştır. Görüşmeden birkaç ay geçtikten sonra ise Ergeş ve ordusu mağlup edilip görüşmeye razı edilmiştir. Ergeş’in mağlup edilip görüşmeye ikna edilmesi ise Korbaşılar’ın kendi aralarında fikir ayrılığına düşmesi ve iç sorunlar yaşamasından kaynaklanmıştır. Ergeş’ten sonra Fergana’da hareketin temsilciliğini Mehmet Emin Bek üstlenmiştir. Mehmet Bek önderliğinde Oş kenti 24 Eylül (1919) ele geçirilmiştir. Burada bir hükümet kurularak Mehmet Bek hareket adına “Emir-i Leşker” ilan edilmiştir. Bu gelişmeler Rus yönetimini oldukça endişelendirmiş yapılan açıklamalarda Türkistan’da durumun ciddileştiğinin üzerinde durulmuştur. Ruslar gelişmeler karşısında yeni önlemler almaya başlamıştır. [4]Ağustos 1919’da Türkistan’da Sovyet hâkimiyetini sağlamak amacıyla Mihail Frunze’nin başkumandanlığında basmacılara karşı “Türkistan Cephesi” açılmıştır. 18 Ağustos günü Rus ordusunda Türkistan bölgesi komutanı olarak Frunze’yi atamıştır. Frunze açıklamasında Sovyetlerin asıl amacının tüm Türkistan’ı ele geçirmek olduğunu vurgulamıştır. Bu tarihten itibaren Basmacılar ve Kızılordu arasında büyük çarpışmalar yaşanmıştır.

Ruslar giriştikleri yeni faaliyetler ile.hareketi psikolojik olarak da yıpratmaya çalışmıştır. Bir yandan Korbaşıların Ruslar ile anlaşma sağlamak istediklerini öne sürüp bizzat kendileri ise barış teklifleri sunma yolunu başvurmuştur. Bazı Korbaşılar ise bu tuzağa düşüp Rusların tekliflerini kabul etmişlerdir. 1920 yılı 7 Mart günü Ruslar Mehmet Bek üzerine yapılan müdahale ile başarılı olmuştur. Mehmet Bek barış imzalamak zorunda kalmıştır. Ruslar Mehmet Bek’e direnişe son vermesi halinde Namengan Polis Şefliğini teklif etmiştir. Ancak Mehmet Emin Bek Ruslara ağır barış şartları sunmuştur. Bu şartlar içinde Korbaşıların her birinin kendisine ait olan arazileri, silahları Sovyet rejimi tarafından korunması teklifini sunmuştur. İki tarafında sıcak anlaşmaya sıcak bakmasına rağmen Mehmet Bek Korbaşılar tarafından hain olarak nitelendirilmiştir. Oş şehrine giderken Hal Hoca tarafından öldürülmüştür. Harekette yeni Emiri Leşker Muhammed Bek olmuştur. Yeni bir Kurultay toplayarak Türkistan Müştekil Hükümeti adında bir hükümet kurmuştur.Korbaşılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve sorunlar Rusların işine yaramıştır. Korbaşılara karşı önlemleri dahada artırmışlardır.

Korbaşılar Hareketi kısa zamanda bir halk hareketine de dönüşmüş ve geniş bir kitleye nüfuz etmiştir. Korbaşı Hareketinin halka inmesi ise Rusları zora sokan bir gelişme olarak öne çıkmış ve tam istediklerini elde edememişlerdir. Bu tarihten sonra Ruslar Türkistan halkı üzerine baskı ve şiddet uygulamıştır. Türkistan’da camiler ve dini eğitim kurumları kapatılmış, dini etkinlikler kısıtlanmıştır. Mahkemeler kapatılarak, arazilere ise Sovyet yönetimince el konulmuştur. Yeni askere alma usulü zorla kabul ettirilerek 19-35 yaş arası Müslüman erkeklerde askere alınmıştır. AncakRuslar’ın tüm bu baskılar neticesinde Korbaşı hareketi Türkistan coğrafyasının tamamına yayılmıştır. Harekete katılanlar sayıca çoğalmış, 1921’de 15 bin kişilik bir orduya dönüşmüştür.

3.    ENVER PAŞA’NIN BASMACI HAREKETİNE KATILIMI VE TÜRKİSTAN İSTKLAL MÜCADELESİ

1920’de Bakü’de toplanan kongrede Garp Ocakları dışında, Arabistan, Mısır ve Hindistan çevresinde yenilikçi teşkilatlar adına görevlendirilmiştir. Ancak bu dönemde Enver Paşa Bolşeviklilerin tam anlamıyla emellerini idrak edememiştir. Konferansta olumlu izlenimler bırakıp, olumlu izlenimler elde etse de Bolşeviklilere yakın bir görüntü çizmiştir. Kısa sürede Bolşevikliler ile ters düşen Enver Paşa Türkistan Bağımsızlık ve Basmacı Hareketine katılmaya karar vererek bölgeye gitmiştir. 1921 yılının 2 Ekim günü Buhara kentine ulaşan Enver Paşa şehre indiğinde Korbaşılar büyük bir heyecan duymuştur. [5]Türkistan’daEnver Paşa’nın katılımı ile Basmacı Hareketi bu tarihten itibaren daha da alevlenmiştir. Enver Paşa bölgede pek çok Korbaşı lideri ile görüşüp harekete kan kazandırmanın gerekliliğini hissetmiştir. Buhara’da Zeki Velidi Togan ile önemli bir görüşme yapmıştır. Zeki Velidi Togan’da Enver Paşanın harekete destek verme amaçlı Buhara’ya gelmesinden duyduğu memnuniyeti kendisine belirtmiştir. Enver Paşa seyahati boyunca geçtiği bölgelerde halkı harekete katılma ve mücadele etme adına davet etmiştir. Hareketin başında etkili bir lider olmaması Enver Paşa’nın dikkatini çekmiş ve daha da hırslandırmıştır. Bu durumda Korbaşılar da kendi aralarındaki sorunlardan uzaklaşıp Enver Paşa’ya tam bir lider gözüyle bakmaya başlamıştır. Misafir olduğu İbrahim Bek’in kendisini 3 aylığına esir ettiği Enver Paşa daha sonra İbrahim Bekten aldığı izinle Korbaşılara gönderdiği mektubunda harekete verdiği destekle ne kadar ciddi olduğunu ortaya koymuştur.

Enver Paşa kaleme aldığı mektup sonrasında Rusları Duşanbe şehrinde yenmiş ve onları bölgeden uzaklaştırmayı başarmıştır. Kaçan Ruslar Seri Asya bölgesinde 8 bin kişilik bir ordu ile Enver Paşa’nın karşısına çıkmış ise de yeniden mağlup edilmiştir. Bu zaferler neticesinde Enver Paşa’nın Türkistan’daki şöhretini artırmıştır. Afgan hükümdarı kendisine 27 deve silah göndermiştir. Enver Paşa’nın bu başarıları ise Rusları oldukça endişelendirmiştir. Enver Paşa ise Sovyet konsolosa yazdığı mektupta Rusların daha fazla kayıp vermemesi için Türkistan üzerindeki işgalleri kaldırmalarını tavsiye ettiğini bildirmiştir. Bu gelişmeler ise Avrupa’da Türklerin Türkiye hariç Orta Asya’da dahil büyük bir imparatorluk kuracağı şeklinde yorumlanmaya başlamıştır.

Enver Paşa’nın Buhara’ya ulaşıp ciddiyeti ortaya koyması ile Basmacı Hareketi daha da ciddi bir hüviyet kazanmıştır. Türkistan Bağımsızlık Hareketi daha koordinasyonlu olarak yönetilmeye başlanmıştır. Enver Paşa önemli önemli Korbaşılar ile de sıkı görüşmeler gerçekleştirmiştir. Buhara’da Korbaşı birliklerinin sayısı 6 binin üzerine ulaşmıştır. 1922 yılında Emir Alim Han da Enver Paşaya mektup göndererek tüm Korbaşıların lideri olarak atandığını bildirmiştir. Pek çok liderde Enver Paşa’ya itaat ettiklerini iletmiştir.

Bu gelişmeler üzerine Enver Paşa bizzat kendisi Kafrun kentinde geniş bir kongre düzenlemiştir. Bu görüşmelerde tüm Türkistan üzerinde Ruslara karşı mücadelenin bırakılmaması, ciddiye alınması, Ruslardan alınan yerlerde yeni yönetimler oluşturulması, mücadeleden uzak kalan bölgelerin mücadeleye katılması ve bu bölgelerde milis kuvvetler oluşturularak komutanlar görevlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Ayrıca askeriyeye destek amaçlı halktan vergi toplama, ekonomik ve mali meseleler adına zekatçı görevlendirilmesi ve harekete dair tüm yetkilerin Enver Paşa’ya verilmesi görüşülmüştür. Görüşmelerde diğer önemli bir husus ise casuslara karşı alınacak önlem ve verilecek cezalar olmuştur. [6]Enver Paşanın Halifetü’l-Müslimin Emir-i Leşker-i İslâm Seyit Enver” imzasını kullanması gibi önemli kararlar alınmıştır.Enver Paşa’nın bu titiz faaliyetlerinden çekinen Ruslar ise görüşlerini almak adına Feyzullah Hocayı Moskova kentine çağırmıştır. Enver Paşa ile iletişime geçilmesi adına bir kurul oluşturulmuştur. Kurulun başındaki sorumlu ise Osman Ake olmuştur. Ake Rusların önerilerini Enver Paşa’ya iletmiştir. Bu önerilerin içeriğinde Enver Paşa’ya Duşanbe, Kölap, Karatekin, Davraz bölgelerini içine alan bir devlet tesis edileceği fikri bildirilmiştir. Ancak Enver Paşa ise barış için sadece Rusların Türkistan topraklarından geri çekilmeleri durumunda gerçekleşebileceğini belirterek öneriyi red etmiştir. Enver Paşa ayrıca Rus askerlerinin 15 gün içinde Türkistan topraklarını terk etmelerini tavsiye etmiştir.

Giderek etkisi artan Basmacı Hareketi Rusların işgal ettikleri pek çok yeri de geri almaya başlamıştır. Korbaşı kadrosunun sayısı ise günden güne artmaya devam etmiştir. Hatta pek çok Başkırt ve Tatar askerler Rus ordusundan ayrılarak Basmacı Hareketine katılmak adına Zeki Velidi Togan ile görüşmüştür. Bunlar daha sonra Basmacı Hareketine katılarak Türkistan Bağımsızlık Mücadelesine katkı vermiştir. Enver Paşa hem Korbaşılar arasında otoritesini sağlamlaştırmış, bölgenin asayiş ve kontrolünü de başarı ile sağlamıştır.

Enver Paşanın bu denli başarılı organizasyonlarla Basmacı Hareketini zirveye yükseltmesi ve giriştiği faaliyetler Ruslar tarafından kendisinin ortadan kaldırılma düşüncesine sebep olmuştur. Bir sonraki adımda Ruslar buldukları ilk fırsatı değerlendirerek 4 Ağustos 1922’de Kurban Bayramının birinci gününde Satılmış Köyüne yapılan baskın ile Enver Paşa’yı şehit etmişlerdir. Aynı saldırı da Korbaşıların önemli liderlerinden biri olan Devletment Bek de şehit edilmiştir. İki şehitin acısı Türkistan Milli Mücadelesi ve Türkistan halkını yasa boğmuştur.

Basmacı Hareketi Ruslar için tehlike arz etmeye Enver Paşa’nın ölümünden sonrada devam etmiştir. Henüz Enver Paşa ölmeden önce Komünist Rus Partisi Basmacı Korbaşılar hareketine karşı bir merkez oluşturma kararı almıştır. Başkanlığına Ordjonikidze getirilen bir komisyon oluşturulmuştur. Sovyet başkomutanı Kamenovda 1922-23 yıllarında Türkistan üzerine ziyaretler gerçekleştirmiş ve Basmacı Hareketini ortadan kaldırmak adına yeni planlar hazırlamıştır. Planların başında ise Rus ordusunun olanaklarını artırmak gelmiştir. 1923 senesinden itibaren ise Ruslar Basmacılarla mücadelelerini dağlık bölgelere kadar yaymıştır. Türkistan halkı üzerine de baskılarını artırmışlardır. Rusların bu son ağır baskıları ve Enver Paşanın şehadetiyle bir hayli yıpranan Basmacı Hareketinin birinci aşaması sona ermiştir.[7]1930 yılının Ağustos ayının ortasına kadar, ikincisi aynı yılın Eylül ayının ortalarından sonraki dönem. İkinci dönem “aktif hareketin yeni dalgası” olarak tasvir edilmiştir. İkinci aşamada gerillacılık faaliyetleri daha çok ön planda olmuştur. Rusların Korbaşılar ile mücadele etmek için açtıkları cephe 1926 yılına kadar Ruslar tarafından aktif tutulmuştur.[8]Enver Paşa’nın ardından hareketin başına Hacı Sami Paşa geçmiştir. 1926’da ise cepheyi kapatarak Orta Asya’da askeri mıntıka oluşturmuşlardır. Mıntıkanın da temel amacı Türkistan Bağımsızlık Mücadelesini ortadan kaldırmak olmuştur.

Türkistan Cephesi kapatıldıktan hemen sonra Korbaşılar Rus ordusu üzerine yıpratma hareketleri uygulayarak zor duruma düşürmüştür. 1926’da Ruslar tarafından Mareşal rütbesiyle Budyenniy Türkistan bölgesindeki Sovyet ordusunun genel komutanlığına atanmıştır. Budyenniy dışında Melkumov ve Avksenteveskiy gibi üst dereceli önemli komutanlar Basmacı Hareketine son vermek için göreve çağrılmıştır. 1930’lara kadar direnen Basmacı Hareketi bu tarihten itibaren ise güç kaybederek taşra bölgelere çekilmiştir. Orta Asya Askeri mıntıkasının başına ise Ruslar Dibenkoyu vazifelendirerek Basmacılığa tamamen son darbeyi vurmak adına adımlar atmıştır. Karakum Çölü civarına dört alay ve iki süvari tugayını konuşlandıran Dibenko bu mücadelesine Rus Teşkilatına ait uçaklarında katılmasıyla Korbaşılara saldırmış ancak bu saldırıda Korbaşılar üstün gelmişlerdir. Ruslar ise bu gelişme üzerine saldırıları tamamen genişleterek 1935 yılında Basmacılara karşı zafer elde etmiştir. Korbaşılar önderliğinde başlayan Enver Paşa ile Bağımsızlık mücadelesine dönüşen Basmacı Hareketi tüm çaba ve mücadeleye rağmen 1935 yılında tamamen başarısız neticelenmiştir.

SONUÇ

Türkistan toprakları uzun yıllar Rus baskısı altında kalmış halk büyük zulüm ve eziyet altında yaşamıştır. Bu durum karşısında bölgesel olarak başlayan Basmacı Hareketi zamanla tüm Türkistan topraklarına nüfuz ederek Türkistan Bağımsızlık Mücadelesine dönüşmüştür. Mücadele her ne kadar başarısız sonuçlansa da takdir edilmesi gereken bir hal almıştır. Başarısızlıkta ana etken ise düzensiz ve bölgesel olarak örgütlenme olmuştur. Basmacı Hareketi ve Türkistan Bağımsızlık mücadelesi diğer toplumların XX. yy’da ki mücadelelerine de örnek olabilmeyi başarmıştır. Basmacı Hareketinin ve Korbaşılığın temeli halka dayandığı için bir çetecilik faaliyeti olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Rusların Korbaşıları ve Basmacı hareketini çete faaliyetleri olarak tanımlaması Türkistan üzerindeki işgallerini meşrulaştırmaktan başka bir anlam kazanamamıştır. Enver Paşanın hareketi daha düzenli hale getirmeye çalışsa da mevcut imkanlar hareketi ancak belirli seviyelere kadar taşımıştır. İmkansızlıklardan ötürü Basmacı Hareketi zaman zaman tıkanıp kalmıştır. Ayrıca Rusların ekonomik ve teknolojik bakımdan ileri seviyede olmaları kendilerine üstünlük kazandırmıştır. Ancak hareket Türklüğün ilk çağdan beri bağımsızlığına ne kadar düşkün olduğunu ve esareti kabul etmeyişin bir kez daha dışavurumu olmuştur.

KAYNAKÇA

[1]Abdülkadir Donuk “Basmacı Hareketi”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA),108

[2]GurbangeldiGutliyev, Türkmenistan’daki Basmacılık Hareketi (1918-1924) Üzerine Değerlendirmeler, Anadolu Kültürel Araştırmalar Dergisi, S:2, s,88

[3] Gökhan Kağnıcı, Türkistan’da “Vatan” Müdafaacıları: Korbaşılar Hareketi ve Enver Paşa, Tarih Okulu Dergisi, s.662

[4]Zuhra Altmışova, Kırgızistan’da Basmacı Hareketiyle İlgili Yeni Bilgiler, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, s.94

[5] Sultan Gök, Türkistan Mücadelesi Ve Basmacılar, Uluslararası Sosyal Ve Ekonomik Bilimler Dergisi, S:2, s.77

[6] Kağnıcı, a.g.e s.675

[7]Altmışova, a.g.e, s.104

[8] Gamze Yaylagül, Türkistan Bağımsızlık Ve Basmacı Hareketi, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı, s.6

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)
  • Şeyda
    3 ay önce
    0 0

    Başarılarının devamını diliyorum emeklerine sağlık 👏🏼👏🏼

Sıradaki haber:

ZEHİR SAÇAN SANTRALLER!

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.