• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Ankara 8° PARÇALI BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

SİYASETE ÜÇ ADIM GERİDEN BAKIŞ

SİYASETE ÜÇ ADIM GERİDEN BAKIŞ

‘Madem geçmiş de dış dünya da yalnızca zihinlerdeydi, madem zihin de denetlenebiliyordu söylenecek ne kalıyordu ki geriye.’ George Orwell’ın 1984 romanından bir pasajı okudunuz. Bu pasajdan yola çıkarak ülkemize baktığımızda çakralarımızın yapış yapış siyasete bulandığını görmemiz hiç de zor değil. Düşünce dünyamızın kaç ideolojik bataklığın pençesine düşüp kurtulduğunu, bazılarınınsa hiç kurtulamadığını hayal etmekse korkunç derecede trajik. Akılla ölçüleni akıllıca sınayıp bunlardan akılsızca argümanlar doğurarak insanları ikna etme yöntemi nereye kadar işler dersiniz? Sanırım daha doğar doğmaz bize kodlanmış değerleri sorgular, suiistimal edebilecekleri kapıları açar ve içerisine bakarsak bunları istismar malzemesine dönüştüremeyeceklerine ancak o zaman vâkıf olabiliriz. Tam zıttı yönde baktığımızda bu temelde olmayan bir yaşama kültürünün en basit söylenceye itibar edip esarete kapılarını açması çok olası.

‘Zeki insanlar kolay anlar zor ikna olur. Aptallarsa zor anlar kolay ikna olur.’ Bu savın maalesef işlerliği geniş bir alanı kapsıyor dolayısıyla, siyasi malzemeye çok müsait bu alanı kullanmamak siyasi kanaat önderi için aptallık olurdu. Gelgelelim yaşantımızı, vicdan muhasebesi yapacağını umduğumuz kişilerin belirsiz amaçlarından ziyade kestirmeden giderek, araştırarak ve biraz da zekâ pırıltısı katarak sağlam temellerle oluşturduğumuzda o esaret perdesini yırtıp özgürlüğümüze kavuşabiliriz.

Koşulların bizlere yön verdiği andan itibaren özgür düşünmenin kaybolduğu çok bariz değil mi? İstisnalara tabi hayal gücümüz de diğer alışıla gelmiş düşüncelerin gölgesinde çok geçmeden soluyor. Her sosyal, siyasal, teknolojik ve diğer başka gelişmeleri düşünmeden benimsediğimizde, sizce kafamızın içi bahsi geçenlerin müşterek bir ortalaması olmaz mı? Böyle bir toplumsal atmosfer diğer başka her düşünceyi yadırgayacağından dolayı meydana gelen, tabularının izindeki körkütük izole topluma, bu gri ortama, demokrasi dediğimiz o rengârenk bakış açısı nasıl ev sahipliği yapabilecek? Görüyoruz ki bu griliği rengârenk göstermek istercesine, kurucu minvallerimizin başında gelen demokrasiyi insanların ağzına bir parmak bal çalarcasına sürekli ismini kullanarak, kulak dolgunluğuyla köpürtüp kanıksatmaya çalışıyorlar.

O kadar kasvetli ortamlara şahit oldu yeryüzü yoksulluk, savaş, sömürge… Bir kısmı bundan aydınlıkla kurtulurken bir kısmı hala kafasını çevirmekten çekinerek karanlığa gömülü kaldı. Ama sanıyorum hepsinin ortak ayrımı, ‘ne kadar karanlıkta kaldık?’ diye soranlarla sormayanların ayrımı kadar keskindir.

Eleştirenlerin itici ve pohpohlayanların çekici görüldüğü bir yaşam biçimi elbette ki sonucunu eski kafalılıkla veriyor. Göremiyoruz maalesef; asıl önemli olan eleştirilerle yüzleşip onların açtığı olanaklardan yararlanabileceğimiz hazinemizi. Bunun yerine bizi yüceltip kullananlara tamah etmekle yetiniyoruz ne yazık ki. Eleştirmek ve eleştirilmenin önemini anlayabildiğimiz bir yaşam temennisiyle.

Abdullah Emiroğlu

0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    KADIN SİYASETTE ARTI DEĞERDİR

    HIZLI YORUM YAP

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    500.865

    VAKA

    404.727

    İYİLEŞME

    13.746

    ÖLÜM

    96.138

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    63.359.632

    VAKA

    40.637.940

    İYİLEŞME

    1.470.769

    ÖLÜM

    22.721.692

    AKTİF VAKA

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için 'Yasal Uyarı' ve 'Kullanım Şartları' sayfalarını inceleyebilirsiniz.

    Yeni Sayı'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Yeni Sayı'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.