18.4 C
Ankara
Pazar, Eylül 20, 2020

Özel günler aslında ne kadar özel?

Bildiğiniz üzere geçen hafta Anneler Günü idi. Zaten gerek markaların kredi, bol taksit, ve
kampanya saçtıkları reklamları gerek de sosyal medyaya atılan fotoğraflardan bu günün ne
olduğunu herkes anlamıştır.

Anneler Günü de salt kar amacı güden kapitalist sistemin
ürettiği ve insanların tüketim eğilimine hitap eden günlerden birisidir. Ancak benim hedefim
kapitalizmin ruhumuza etkilerine doğru bir yolculuğa çıkmak. Şimdi gelin bu günlerin
genelinin taşıdığı ortak yönlere ve amaçlarına bakalım.

Bu Günlerden Ne Elde Ediyoruz?

Anneler, Babalar, Sevgililer, Öğretmenler… Aslında bu gruba bakınca öğrencilere ait bir gün
neden yapılmıyor diye düşünmedim değil. Öyle ya, sayıca da fazlayız. Çoğumuz eminim ki
güzel kampanyaları, görece indirimli pahalı hediyeleri kaçırmazdı. Ancak görüyoruz ki zaten
ilgili markaların medya unsurları bunu ‘Karne Hediyesi’ olarak sunmuş önümüze. Hepsinin
amacı ise kapitalizmin tüm dünyaya ulaştığı günümüzde, toplumları geleneksel bağlarından
kopararak tüketim kültürü oluşturma yoluna destek sağlamaktır. Hem de paha biçilmez
derecede etkili bir yöntem ile, duygu sömürüsü. Bir yanda ; annelerimiz, babalarımız bizi
hayata hazırlayan, her daim yanımızda olan vazgeçilmez değerlerimiz ve diğer yanda;
annelik, babalık olgularını kullanarak duygusal bağ ile vazgeçilmez olmaya çalışan bu
sistem. Hayata hazırlığı devam ettiren öğretmenlerimiz, yıllar sonra onları hatırlayıp eski
günleri yad ederken mi daha mutlu olurlar acaba, yoksa masalarını çiçekle doldurduktan bir
sonraki dersi dinlemeyip saygısızlık yaptığımızda mı?

Ruhumuzda büyük yere sahip olan sevgililer, eşler… Onlar da ömür boyu tatlı bir dili, güler bir yüzü, hoş bir sohbeti tercih ederler; koca bir pırlantanın ertesi günü tartışmaktansa. Peki amaç ne? Düşündüğümüzde, medya ve reklamlarla hafızalarımıza kazınan özel günlerin daha çok tüketmekten başka bir işe yaramadığını görüyoruz. Ve biraz daha düşünürsek bu günlerin; bizler hayatımızın çoğunu çalışarak, fiziksel ve bedensel sömürülerek, sevdiklerimize daha çok vakit ayırmak yerine daha lüks şeyler için ömrümüzü feda etme noktasına getirilerek bu süreçte ilerliyoruz ve bu özel günler de ‘Merak etmeyin! Sevdikleriniz için de bir gün ayırabilirsiniz, üstelik pahalı hediyelerle.’ demek için icat edilmişler gibi. Ailemizin kalbini kırmadan yaşamak, yaptığımız aşırılıklarla onları zor duruma düşürmemek varken neden birer güne sığdırıyoruz onların özel oluşlarını mesela? Öğrenci ve veliler olarak; öğretmenleri anlamaya çalışmak, onlarla işbirliği kurmak, öğrencinin olumlu veya olumsuz her eyleminde öğrencinin gelişimine odaklanmak varken anlamlı olan birer gül mü gerçekten? Yoksa tektaşlar, altınlar, büyük ve pahalı jestlerden sonra bu bozuk sistem içerisinde seneye Sevgililer Gününde tekrar aynılarını yapabilmek için çalışmaya devam mı etmeliyiz?

Markaların Bu Günlere Özel Reklamları

Görünen o ki, duygusal anlam yüklenen bu özel günleri bize pazarlayanların amacı sevgiyi
kutsamak değil, daha çok harcama yapmamızı sağlamanınn sonucunda karlarına kar
katmak gibi. Tüm yapılan reklamlar, özel krediler, kampanyalar ve sadece o günlerde
görülen bol bol taksitler… Hepsinin gayesi sevdiklerimize ayırmamızın istendiği bu günü
tüketerek geçirmek, hiç tükenmeyeceğiz diye düşünerek. Kocaman bir öpücüğün,
hatırlanmanın, hatırlamanın en güzel hediye olduğunu bu markaların reklamlarının
başlangıçlarından değil, zihnimizin derinliklerinden de duymalıyız. Zira önemli olan pahalı
hediyeler değil, her gün her saat hatırladığımız sevdiklerimize çok geç olmadan onları
sevdiğimizi söylemektir. Yine emin olmalıyız ki, içten bir dokunuş hiçbir para birimiyle
tartılamaz.

Tüm bunların farkına vardığımızda, sistemlerin ürettiği yapay kutsal bayramlar tökezleyecek. Aksi takdirde sevgimizi kullanıp alışveriş çılgınlığı yaratanlar işlerinin yarısını ürün satarak, kalan yarısını da alınan hediyeler selfie ile Instagram’da paylaşılınca tamamlamış olacaklar. Bu sayede bir sonraki sene için sürü psikolojisi yaratmak da ihmal edilmemiş olacak. En nihayetinde; gelin biz,biz olalım. Sevdiklerimize bir gün pahalı hediyeleri değil, her gün kendimizi feda edelim. Gözümüzü değil, ruhumuzu doyuralım.

BERAT BİRCAN

Yeni Sayı
Yeni nesil medya

Benzer yazılar

Ekonomide ‘pik’ mi, yoksa ‘dip’ mi?

Cumhurbaşkanı T. Erdoğan, Türkiye’nin kredi notunu bugüne kadar görülen en düşük seviye olan “B2 ve görünümünü ise Negatif - Yatırım yapılamaz” olarak açıklayan Moody’s’e...

NEDİR BU ADAM-DER?

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri döneminde, solcu oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerlerin kurduğu bir dernektir ADAM-DER. Açılımı ise “Askeri...

AB Komisyonu: Kırım’ın işgali nedeniyle Rusya ile diyalog kurmak imkansız

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Kırım’ın işgalinden dolayı AB ile Rusya arasındaki stratejik diyaloğun yeniden başlamasının imkansız olduğunu söyledi. AB ile Rusya arasındaki...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız
Lütfen isminizi buraya girin

Stay Connected

20,676BeğenenlerBeğen
2,368TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

Son eklenenler

Ekonomide ‘pik’ mi, yoksa ‘dip’ mi?

Cumhurbaşkanı T. Erdoğan, Türkiye’nin kredi notunu bugüne kadar görülen en düşük seviye olan “B2 ve görünümünü ise Negatif - Yatırım yapılamaz” olarak açıklayan Moody’s’e...

NEDİR BU ADAM-DER?

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri döneminde, solcu oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerlerin kurduğu bir dernektir ADAM-DER. Açılımı ise “Askeri...

AB Komisyonu: Kırım’ın işgali nedeniyle Rusya ile diyalog kurmak imkansız

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Kırım’ın işgalinden dolayı AB ile Rusya arasındaki stratejik diyaloğun yeniden başlamasının imkansız olduğunu söyledi. AB ile Rusya arasındaki...

Batı Trakya Türk Cumhuriyeti 107 yaşında!

Türk’ün yaralı yurtlarından Batı Trakya’da kurulan ve ömrü çok kısa olan bir devlet, bugün halen kendinden söz ettirebiliyor, kuruluşu kutlanıyor. 107 yıl önce kurulan...

Avdyli, Osmani ile Yeni Bir Partinin Kurulması ihtimalini Dışlamıyor

Kosova Demokratik Birliği (LDK) milletvekili Haxhi Avdyli, Meclis Başkanı Vjosa Osmani ile yeni bir parti kurulması için istişarelerin başladığını duyurdu. "LDK yaklaşımını değiştirir ve gerçek,...