h Dolar 8,1550 %0.27
h Euro 9,7089 %0.27
h BIST100 1.393,24 %-1.65
h Bitcoin 493685 %3.89732
a İmsak Vakti 04:40
Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Yeni Sayı
  • Siyaset
  • MUHALEFETTEN ‘SİYASİ NÜFUSLU KİŞİLER’ ŞERHİ: GRİ LİSTEDEN KURTARMAZ

MUHALEFETTEN ‘SİYASİ NÜFUSLU KİŞİLER’ ŞERHİ: GRİ LİSTEDEN KURTARMAZ

TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen AKP’nin torba niteliğindeki yeni kanun teklifine; CHP, HDP ve İYİ Parti ayrı ayrı şerh düştü. Üç parti grubu da teklif ile ilgili muhalefete hazırlık süresi tanınmadığı ve TBMM İçtüzüğü’nün ihlal edildiğine vurgu yaptı. Teklifin hazırlanma gerekçesi olan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından yapılan uyarılar arasında “siyasi nüfuz sahibi kişiler” başlığının da olduğu ancak buna ilişkin bir düzenleme yapılmadığına dikkat çekilen CHP şerhinde, “Gerekli adımlar atılmış olsaydı Rıza Sarraf’ın kara para trafiğinin ve rüşvet olaylarının önlenmesi mümkün olabilecekti. Bu düzenlemeye yer verilmemiş olması, Türkiye’yi, ‘gri listesi’ye girme tehlikesinden korumayacaktır” uyarısı yapıldı. HDP şerhinde de İçişleri Bakanı’na dernekler üzerinden yeni yetkiler verilmesi hukuk normları ile demokratik kriterler yönünden eleştirildi.

ŞEYMA PAŞAYİĞİT

TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen AKP’nin torba niteliğindeki yeni kanun teklifine; CHP, HDP ve İYİ Parti ayrı ayrı şerh düştü. Üç parti grubu da teklif ile ilgili muhalefete hazırlık süresi tanınmadığı ve TBMM İçtüzüğü’nün ihlal edildiğine vurgu yaptı. Teklifin hazırlanma gerekçesi olan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından yapılan uyarılar arasında “siyasi nüfuz sahibi kişiler” başlığının da olduğu ancak buna ilişkin bir düzenleme yapılmadığına dikkat çekilen CHP şerhinde, “Gerekli adımlar atılmış olsaydı Rıza Sarraf’ın kara para trafiğinin ve rüşvet olaylarının önlenmesi mümkün olabilecekti. Bu düzenlemeye yer verilmemiş olması, Türkiye’yi, ‘gri listesi’ye girme tehlikesinden korumayacaktır” uyarısı yapıldı. HDP şerhinde de İçişleri Bakanı’na dernekler üzerinden yeni yetkiler verilmesi hukuk normları ile demokratik kriterler yönünden eleştirildi.

AKP’li 44 milletvekillerinin imzasıyla 16 Aralık akşamı Meclis Başkanlığı’na torba niteliğinde bir kanun teklifi sunuldu. “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi” adıyla sunulan 43 maddelik teklifte, 7 ayrı kanunda değişiklik yapılması öngörüldü. Adalet Komisyonu, 18 ve 19 Aralık’ta toplanarak teklifi görüştü. Muhalefet grup üyelerinin önergeleri reddedildi ve teklifin tüm maddeleri kabul edildi. CHP, HDP ve İYİ Parti grupları da kanun teklifine şerh düştü.

CHP’DEN “GÜÇ ZEHİRLENMESİ” YORUMU

CHP’nin muhalefet şerhinde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi eleştirisi yapılarak, “Bu idare şekli özünde ‘güç zehirlenmesi’nin göstergesi olup, en net yansımalarından biri yasama süreçlerinde gözlemlenmektedir. Çoğunluğun görüş ve fikirlerine karşın azınlığın hak, düşünce ve görüşlerinin de teminatı olan demokratik işleyiş, içinden geçtiğimiz dönemde yok sayılarak yasa tekliflerinin otoriter bir anlayışla çıkartılması rutin bir hal almıştır” denildi. İlgili teklif için muhalefete ön hazırlık yapma süresi tanınmadığı belirtilerek, TBMM İçtüzüğü’nün ihlal edildiğine vurgu yapıldı.

17/25 ARALIK ANIMSATMASI

Şerhte; Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından Türkiye’nin “Gri Liste”ye ekleneceği konusunda uyarıldığı, iktidarın bu tehlikeyi bertaraf etme uğraşında olduğu ancak “Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler” başlıklı tavsiye için adım atılmadığı belirtildi. Buna ilişkin de “Siyasi nüfuz sahibi kişiler ve bunlarla bağlantılı kimselerin dahil olduğu yolsuzluk olaylarının ortaya çıkarılmasını zorlaştırmakta ve yolsuzluk kaynaklı fonların ekonomik sistem içinde aklanmasını kolaylaştırmaktadır. Bilindiği üzere, 17 Aralık 2013 tarihinde Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonları gerçekleştirilmişti. Zamanında gerekli adımlar atılmış olsaydı Rıza Sarraf’ın kara para trafiğinin ve rüşvet olaylarının önlenmesi ya da zamanında tespit edilmesi mümkün olabilecekti. Bu tavsiyeye ilişkin teklif kapsamında bir düzenlemeye yer verilmemiş olması, Türkiye’yi, karapara aklama ve terörizmin finanse edilmesine karşı güvencede bulunmadığı düşünülen ülkelerin yer aldığı ‘gri listesi’ye girme tehlikesinden korumayacaktır” değerlendirmesi yapıldı.

“YURTTAŞLAR HUKUK ALANININ DIŞINA İTİLECEK”

İçişleri Bakanına terör, uyuşturucu ve malvarlığının aklanmasından soruşturma başlatılan dernek yöneticilerini görevden uzaklaştırma, dernek yönetimlerine kayyım atayabilme ve derneği faaliyetten alıkoyma yetkisi veren teklif maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilen şerhte, şu değerlendirmeye yer verildi:

“İçişleri Bakanına tanınan kapsamı belirsiz yetki, dernek özgürlüğünün keyfî şekilde sınırlanmasına yol açacaktır… Bu düzenlemenin yasalaşması dernekleri, örgütlenme özgürlüğü öznesi olmaktan çıkaracak ve demokratik hukuk devletinde tanımı bulunmayan bir kuruluşa dönüştürecektir… Suçun şahsiliği ilkesine aykırı bu düzenleme, ölçülü olmamakla birlikte hukuk devleti ilkesine de aykırıdır… Türkiye’de muhaliflerin sürekli yargı araçsallaştırılarak yüz yüze geldiği ceza tehdidi, sivil toplum faaliyetini de engelleme aracı haline gelmektedir. Bu düzenlemelerin toplumun platform vb. hukuk sisteminde tanımlanmamış yapılarda örgütlenmesini teşvik edeceği de açıktır. Yurttaşlar hukuk alanının dışına itilmek istenmektedir.”

“AVUKATLIK MÜESSESİ İŞLEVSİZLEŞİR”

Teklif ile ‘Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un ‘tanımlar’ başlığına şüpheli işlem bildirim yükümlüsü olarak serbest avukatların eklenmesine karşı “Serbest avukatların buraya eklenmiş olması yerinde değildir. Zira avukat-müvekkil görüşmeleri sır saklama yükümlülüğü kapsamındadır. Avukat, müvekkilin konusu işlenmiş bir suça ilişkin paylaşımlarını rızası dışı açık edememektedir. Aksi durumda avukatlık müessesi de işlevsiz hale gelecektir” yorumu yapıldı.

HDP’DEN EVRENSEL HUKUK VE DEMOKRASİ İLKELERİ VURGUSU

Züleyha Gülüm, Mehmet Rüştü Tiryaki ve Abdullah Koç’un hazırladığı HDP’nin muhalefet şerhinde; iktidarın teklifi kendi bekasına uygun şekilde düzenlediği ve evrensel hukuk normları ile demokratik kriterlere uzak olunduğu vurgusu yapıldı. Meclis İçtüzüğü’ne aykırı olarak teklifin alelacele gündeme getirildiği kaydedilen şerhte, “Amaç gerçekten kitle imha silahları ile uğraşmak değil, dernekler vakıflar sivil toplum kuruluşlarını hareketsiz bırakmaktır” diye gerekçelendirildi.

“TEKLİF, YASAMA ORGANINA DAYATILDI”

İçişleri Bakanına verilmesi öngören yetkilerin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilerek, “İçtüzük ve teamüller gereği kanun teklifinin, tali komisyon olarak ilkin İçişleri Komisyonu’nda görüşülmüş olması ardından da Adalet Komisyonu’na getirilmesi gerekirken bu temel ilkeden taviz verilmiş, teklifin doğrudan kabulü yasama organına adeta dayatılmıştır. Hukuk devleti ilkesinden verilen tavizlerin topluma ve ülkeye geri dönüşü mümkün olmayan zararlar verdiği, vermeye devam ettiği tartışmasızdır. İlkin bu dayatma yönteminden vazgeçilmesi ve hukuk ilkelerinden taviz vermeyen çalışmaların gerçekleştirilmesi parlamentonun sorumluluğu olduğu kadar görevidir” denildi.

Şerhte; dernek ve vakıfların örgütlenme özgürlüğünün temel kullanım biçimi olduğu belirtilirken, örgütlenme özgürlüğü ve onun alt türü olan dernek hakkı hakkında bilgi verildi.

“HERKESİ ‘TERÖRİST’ İLAN EDEBİLMENİN DİĞER YOLU AÇILIYOR”

Maddelerin tek incelendiği şerhte; İçişleri Bakanlığı’nın talebiyle internet ortamında yardım toplayan içeriğe erişim engeli kararı verilebilmesi düzenlemesi, “toplumsal dayanışmayı hedef alan düzenleme” olarak nitelendirildi. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili konularda bankalar dâhil her türlü bilgi ve belgeyi istenebilmesinin kişisel verilerin korunmasına aykırı olacağı belirtildi. Buna ilişkin “Bankalar dahil denilerek yurttaşların hesaplarının en detaylı bir şekilde incelenmesine olanak tanıyacak olan bu düzenlemenin herkesi ‘terörist’ ilan edebilmenin bir diğer yolu olacağı da tartışmasızdır. Hakeza bankalardan kişi bilgilerine ve mevduat bilgilerine erişim yurttaşların hesaplarına el konulmasına dair uygulamaları da meşru kılacak ve hatta bankacılık sistemini dahi tehdit eden bir durum oluşacaktır” yorumu yapıldı.

“İSTİBDAT REJİMİNİN GÖSTERGESİ”

Dernek yardımları ve karşılıklı fon işlemlerin tam anlamıyla iktidarının güvenlik aparatının içerisine alındığını hatta internette yapılan yardım çalışmaların da konu edildiği belirtilerek, fon sağlayanların mal varlığına idarenin keyfi kararları kapsamında el konulabileceği kaydedildi. Şerhte, “Sivil toplumda gerçekleşecek tüm yardım faaliyeti ile ilgili yürütme erkinin her türlü yetkiyi alması, istibdat rejiminin göstergesidir. Yardım kampanyalarının bile iktidarın tekeline alınmasını, tek adam rejiminin kurumsallaştırmasının bir adımı olarak algılamak lazım. El koymalar ve mal varlıklarını dondurmalar ile idari cezaların yargı kararı beklenmeksizin İçişleri Bakanlığı ukdesine bırakılması, bu rejime güçlü bir örnektir” denildi.

İYİ PARTİ’DEN ‘SMA YARDIMLARI’ UYARISI

Hasan Subaşı ve Ayhan Erel imzalı İYİ Parti’nin muhalefet şerhinde de kanun teklifinde aceleci davranıldığı ve teklif üzerinde muhalefet gruplarının çalışma yapması için fırsat verilmediği belirtildi.

İçişleri Bakanına verilen yeni yetkiler için “Buradaki kriter sadece terör soruşturması açılması ise bu çok sığ bir kavram. Bugün, Türkiye’de günümüzde bir ihbar üzerinde herkes hakkında günümüzde terör soruşturması açılabiliyor ve savcılar da çok rahat delilleri toplamadan sanıktan delile gitme cihetiyle bu soruşturmayı açıyor. Çok kolay soruşturma açılan günümüzde, bu kriterin soruşturmaya bağlanması bizce hukuka uygun değildir. Bu konuda en azından bir iddianame hazırlanıp mahkemenin bu iddianameyi kabul etmesi gerektiği kanaatindeyiz” önerisi yapıldı.

Teklifteki internet ortamında yardım toplanmasının önüne geçilmesi hedefine karşı da SMA hastaları için düzenlenen yardım kampanyaları örnek gösterildi ve bu tür durumların izne tabi olmaması gerektiği kaydedildi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İKTİDARININ 18 YILLIK KARNESİ

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.