• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Ankara 8° KAPALI
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • Yeni Sayı
  • Siyaset
  • KILIÇDAROĞLU: MİLLETTEN VERGİYİ TOPLUYORSUN, SONRA ONU BAŞKA YERE HARCIYORSUN. VATANDAŞI KANDIRIYORSUN!

KILIÇDAROĞLU: MİLLETTEN VERGİYİ TOPLUYORSUN, SONRA ONU BAŞKA YERE HARCIYORSUN. VATANDAŞI KANDIRIYORSUN!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktidarının depreme karşı yeteri kadar önlem almadığını, toplanan paraları başka alanlara harcadığını belirterek, “Devlet sağlıklı yönetilmiyor, ahlak olarak, bilgi olarak, liyakat olarak yönetilmiyor. Sen milletten vergiyi topluyorsun, sonra onu başka yere harcıyorsun. Vatandaşı kandırıyorsun. Vatandaş ‘senin aldığın maaşı ben ödüyorum’ diyecek” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin 2005’te çok önemli bir deprem raporu hazırladığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dönemin Başbakanı olarak 3,5 sata boyunca dinlediğini ancak gereğini yapmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Biz ‘Ey Erdoğan biz rapor yazdık, sen dikkate almadın’ demedik. Hep bekledik. Üç buçuk saat dinleyecek; İstanbul Valisi, belediye başkanı dinleyecek. Bu rapor sadece raflarda yerini aldı. ‘Muhalefet partisi ne yapıyor bilimden uzak’ diyenlerin kulağına küpe olsun” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktidarının depreme karşı yeteri kadar önlem almadığını, toplanan paraları başka alanlara harcadığını belirterek, “Devlet sağlıklı yönetilmiyor, ahlak olarak, bilgi olarak, liyakat olarak yönetilmiyor. Sen milletten vergiyi topluyorsun, sonra onu başka yere harcıyorsun. Vatandaşı kandırıyorsun. Vatandaş ‘senin aldığın maaşı ben ödüyorum’ diyecek” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin 2005’te çok önemli bir deprem raporu hazırladığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dönemin Başbakanı olarak 3,5 sata boyunca dinlediğini ancak gereğini yapmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Biz ‘Ey Erdoğan biz rapor yazdık, sen dikkate almadın’ demedik. Hep bekledik. Üç buçuk saat dinleyecek; İstanbul Valisi, belediye başkanı dinleyecek. Bu rapor sadece raflarda yerini aldı. ‘Muhalefet partisi ne yapıyor bilimden uzak’ diyenlerin kulağına küpe olsun” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Grup toplantısı öncesi CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel oturumu açmadan önce yaptığı çağrı ile tüm milletvekilleri İzmir depreminde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

BİNALARIN YIKIMINA BELEDİYE KARAR VERMİYOR: Bugüne kadar nerede ne kadar riskli alan belirlendi? Çocuğunu evladını depremde kaybeden depremzede de merak ediyor. Oradaki binaların yıkımına kim karar verecek? Belediye karar vermiyor. Valilik ve bağlı kurumlar karar alıyor, Bakanlığa gönderiyorlar, karar gelirse belediye gidip yıkmak zorunda. Yasaların bu kadar dağınık olması deprem riskiyle mücadeleyi zorluyor.

PES, BİZ NE ZAMAN BİLİME KULAK VERMEDİK: Deprem konusunda biz ne yaptık? Bizim de sorumluluğumuz var. Bu bölümü bize oy vermeyen vatandaşların dinlemesini isterim. Bürokrasisi gelişmiş ülkelerde, üniversitelerin bilgi ürettiği üniversitelerde deprem ile mücadele iki aşamalıdır. Birinci aşama ‘afeti nasıl önleyebiliriz’ yani depreme dayanıklı ev yaparsınız. İkinci aşaması, ‘depremin oluşması halinde ortaya çıkan riski nasıl giderebiliriz’ arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları. Hiçbiri yapılmıyor. Depreme dayanıksız olduğunu her partiden insan söylüyor, niçin yapılmıyor? Kurtaran AFAD ekibi gözyaşı döküyor. Peki depremden sonrayı biliyoruz da depremden önce neden önlem almıyoruz. Allah bize akıl vermiş. Aklımızı kullanacağız. Bugün bir gazetemiz, ‘iktidarıyla muhalefetiyle bilimin sesine kulak tıkayan Türkiye.’ Pes, biz ne zaman bilimin sesine kulak tıkadık? Bu ayırımın insan vicdanının yapması lazım. Kim görevini yapıyor kim yapmıyor? Bundan sonra da depremler olacak. Bilim insanları söylüyor. Parlamento görevini yaptı mı? Kanunlar buradan geçti mi? Parlamentonun bir eksiği var, 58 araştırma önergesi vermişiz. İktidar ‘hayır gereği yok’ demiş. Parlamentonun oturup araştırma yapması lazım. Muhalefet 58 kez deprem gerçeğine dikkati çekmiş. Bilim insanları görevini yapıyor, ‘önlem alın’ diye dilinde tüy bitti. STK’ onlarca çalışma yaptı. Üniversiteler de üzerine düşen görevi yaptı. Meslek kuruluşları da yaptı, onlarca yüzlerce rapor var.

2005’TE BAYKAL ANLATTI ERDOĞAN 3,5 SAAT DİNLEDİ: Muhalefet olarak görevimizi yaptık mı? Deprem konusunda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kapsamlı raporu hazırlayan CHP’dir. Raporumuz dönemin Sayın Genel Başkanı Deniz Baykal’a sunuldu. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. Baykal, ‘bu raporun öngördüğü yasaları çıkarmak için hazırız’ der. Kasım 2005’te Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’e telefon eder. 20 dakikalık randevu verirler. Randevu günü, Sayın Başbakan’a giderler. Sayın Arıoğlu, ‘Baykal, ‘CHP’nin raporu olarak algılanmasın’ dedi, biz kamuoyuyla paylaşmadık’ der. Başbakan, 20 dakika zaman ayırması gerekirken üç buçuk saat dinler. Biz ‘Ey Erdoğan biz rapor yazdık, sen dikkate almadın’ demedik. Hep bekledik. Erdoğan, Başbakanlık Basın Merkezi’ne çok önemli bir brifing aldığını söyler, kamuoyuyla paylaşır. Üç buçuk saat dinleyecek; İstanbul Valisi, belediye başkanı dinleyecek. Bu rapor sadece raflarda yerini aldı. ‘Muhalefet partisi ne yapıyor bilimden uzak’ diyenlerin kulağına küpe olsun.

BANA DEĞİL MİLLETE HESAP VERECEKSİN: Bu bir siyasi tercihtir. Siyasi tercihte bulunan da iktidar partisidir. İktidar partisi, ‘deprem olabilir’ diyor. ‘Deprem değil bina öldürür’ diye deyişimiz vardı bizim. İnsanların o binalar içinde ölümü beklemesi hangi vicdana sığar? Paranın nereye kullanılacağını öngören siyasi tercihtir. Ak Parti siyasi tercihini böyle kullanmıştır. Deprem binaları yıkılmış oraya gittiniz. ‘Kardeşim deprem riski olduğunu biliyordun, neden önlem almadın. ‘Bina yıkılır, insanlar ölür, ben size bina vereceğim.’ Ölenler? Ölenler gitti. Özel İletişim Vergisi’ne ödenen miktar 35 milyar dolar. Bu parayla siz deprem riskini en aza indirmek için kullanabilirsiniz. Erdoğan, ‘harcanması gereken yerlere harcadık, Bay Kemal’e hesap verecek zamanımız yok.’ Bana değil, millete hesap vereceksin. Suriyelilere gelince para çok. 50 milyar dolar para harcadı. Bizim insanımız evinde ölümü bekliyor. İnsan hayatı değerlidir. İnsan hayatı değerli ise insanı yaşatmak için alınması gereken önlemleri iktidar alıyor mu almıyor mu? Siz &insan nasıl ölür’ bilerek, görerek, yaşayarak, önlem almıyorsunuz. Devletin insanı yaşatmak gibi bir görevi var mı? Korumak gibi bir görevi var mı? ‘Böyle bir görevimiz yok’ diyebilirler. Anayasa’nın 57. Maddesi, ‘devlet şehir şartlarını gözeten planlama çizer.’ Devletin görevi bu. Konut ihtiyacını karşılayacak önlemler alır. Bu tedbirlerin hiçbiri alınmadı.

DEVLET SAĞLIKLI YÖNETİLMİYOR : Depremden en çok fakir fukara zarar görüyorlar. Bunlar fakir fukaranın yanındaydı. Fakir fukaranın cenazelerinin yanındalar. ‘Bak sana ekmek veriyorum, sen bana oy ver.’ Devlet sağlıklı yönetilmiyor, ahlak olarak, bilgi olarak, liyakat olarak yönetilmiyor. Sen milletten vergiyi topluyorsun, sonra onu başka yere harcıyorsun. Kandırıyorsun. Vatandaş ‘senin aldığın maaşı ben ödüyorum’ diyecek. Elektrik düğmesine basarken, dolmuşa binerken, ayrıca Gelir Vergisi, Deprem Vergisi ödüyor. Nereye gitti bu paralar. Sorgulanması lazım. Deprem riski konusunda en sağlıklı raporları yazıp, üç buçuk saat anlatan tek parti CHP’dir. Artık CHP’nin devleti yönetme zamanı gelmiştir. Ayaklar altında olan, herkesin tehdit ettiği, herkesin şantaj yaptığı devlet olmaz. Onurlu gururlu bir devlette yaşamak istiyoruz. Bilginin devlet anlayışının mihengi olmasını istiyoruz.

YASALARIN KENDİ İÇİNDE TUTARLILIĞI YOK: Bir deprem gerçeği var. Bunu sürekli yaşıyoruz. Deprem gerçeğini kabul ediyorsak, gerekli önlemleri almak için çaba göstermeliyiz. Hayatını kaybedenlerin arkasından gözyaşı döküyoruz. Ya sonra ne yapıyoruz? Bunun değişmesi lazım. ‘Deprem olduğunda nasıl can kaybımız olmazı’ düşünmek zorundayız. ‘Mal kaybımız nasıl olmaz’ düşünmek zorundayız. ‘Yaralı sayımızı nasıl azaltırız’ düşünmek zorundayız. Şu anda AFAD sitesine girdiğimizde evinizin fay hattı üzerinde olup olmadığını görüyoruz. Yasalar çıkardık ama yasaların kendi içinde tutarlılığı yok. Her depremden sonra yasa çıkardık neden Anayasa cevap vermiyor. Parlamentonun niyeti varsa gerekli düzenlemeleri yapabiliyor.

ARAMA KURTARMA EKİPLERİ VE CHP’Lİ TÜM ÜYELERE TEŞEKKÜR: Acılarla dolu bir hafta. Sayın Mesut Yılmaz hayatını kaybetti. Bu ülkeye hizmetleri olan bir devlet adamıydı. Oturumu yöneten Grup Başkanvekilimiz deprem için saygı duruşunda bulunmamızı istedi. Depremin 5. günü. Hala enkaz tümüyle kaldırılmış değil. Arama kurtarma ekiplerine yürekten teşekkür etmek bizim görevimiz. Hastaneyi ziyaret ettik. Depremi nasıl yaşadıklarını kısmen anlattılar. Yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Genel Başkan kendi partisine teşekkür etmez ama izin verirseniz ben CHP’nin bütün üyelerine teşekkür ediyorum. Deprem olduğu andan itibaren adeta seferberlik içinde İzmir’e gittiler. Her enkazın başında 24 saat milletvekillerimiz bekledi, çadırların tümü ziyaret edildi, ‘bizim bir eksiğimiz var mı, sizin bir eksikliğiniz var mı’ diye soruldu. Çadırlar süratle kuruldu, belediyelerimizin desteği ile hiçbir sorun olmamasına özen gösterildi. Bir yerde sorun varsa sorunun giderilmesine özen gösterildi. Şu an İzmir’de kimse aç açıkta değil. Bunlar CHP’nin yaptığı çalışmalar.

İSTİHDAM PAKETİNE “KUMPAS” DEDİ: Komisyondan geçen Genel Kurul’da görüşülecek olan bir kumpas var. Üç sendika bir araya zor gelir, ortak bir bildiri yayınlamışlar, ‘geri çekin’ diye. 25 yaş altı 50 yaş üstü insanların haklarını geri alıyorsunuz.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BAHÇELİ: UCUZ ETİN YAHNİSİ YENMEZ

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
494.351

VAKA

400.242

İYİLEŞME

13.558

ÖLÜM

94.109

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
62.804.417

VAKA

40.194.888

İYİLEŞME

1.460.437

ÖLÜM

22.609.529

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için 'Yasal Uyarı' ve 'Kullanım Şartları' sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Yeni Sayı'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Yeni Sayı'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.