• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Ankara 11° PARÇALI BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

HAKİKAT HANGİ BİÇİMLERDE PERDELENİYOR?

Hakikatin önemsiz olması, dolayısıyla oluşan olumsuz durumlar gibi konulara değindiğim son yazımda içerisinde önemine tamamen değinemediğim fakat çok değerli bulduğum; doğru düşünmeyi engelleyen durum ve inanışlara bu yazımda daha yakından bakmak istiyorum.

Önemini yitiren şeyler bizi alakadar etmeyen hatta haberdar olmadığımız, hayatımıza zerre dokunmayan şeyler olabilir, ancak hakikatin önemsiz hale gelmesi ve en kötüsü bu durumun görmezden gelinmesi içerisinde bulunduğumuz salgından bile tehditkâr olabilir. Bilinçlenmek veya üzerinde yeterince durmadığımız alanlarda tekrar yapmak açısından bu tehditlere yol açan faktörlerin bir kaçından bahsedelim. Öznel veya dışsal olarak ayrılan bu faktörlerden öznel gerçekleşenleri;

Bilgisizlik

Bu zemin üzerine birçok zararlı yapı dikilebilir, ama göz ardı edilmiş en tehlikeli olan yapılardan biriyse doğrunun perdelenmesinde görev alması. Bilgisiz birey, ortaya atılan savın hangi koşullarda oluştuğu ve oluşan savın hangi iddiaların çıkarımlarına dayandırıldığına varana kadar sorgulayamadığından kendine zarar vermesinin yanı sıra maalesef başka bilgisizlere de kanal görevi görebilmektedir. Böylelikle çarpıtma doğruları veya üstün körü değinilmiş doğruların yanında sivriltilmiş yalanlar tespit edilemez duruma gelmektedir. Bu sınıftaki kişiler bilinçlerine duydukları güvenle ön yargılarını, hakikiymiş gibi karıştırıp algıladıklarından en çok beliren özelliklerinden biri ön yargılı olmalarıdır.

Karışık Muhakeme

Algıda olan güçsüzlükten dolayı nesneleri ilgili olmayan başka şekillere sokarak inanma durumu. Bu karışık durum neticesinde bahsi geçen her ne varsa artık karakterinden ziyade ona yöneltilen bakış açılarına bürünmüştür bu gözlerde. Bu da doğruyu görmeye engel olan kalın perdelerden biridir.

Hırslar ve Ego

Doğrunun en büyük düşmanlarının başında gelen duygular burada hakikati acımasızca ezmektedir. Tutkular, kibir, haset, gurur ve öfke bu duygulardan en çok görülenleridir. Bu hisler ortaya çıkması bakımından genellikle kişisel kaygılar barındırdıklarından kişinin doğruyu görebilmesi için benliğini de sorgulaması şart olmaktadır. Bunun sağlanmadığı durumlarda nefret söylemleri, duyguları etkisindeki vahşilikler yani doğruyu yanlıştan ayırt edemediğinden dolayı aşırılıklar çok olanaklıdır.

Dikkatsizlik ve Acelecilik

Bu kategoride duyguların yeri yoktur fakat düzeltilmesi gereken akıl kusurları peyda olmuştur. Bunlar genelde rutin işlerin stresli yapısı, takıntılı ruh hali veya ekonomik sıkıntılardan doğan saplantıların işlere verilen önemi perdelemesinden kaynaklanmaktadır. Kişi ürettiği yanlış savın farkında değildir ve herhangi bir amaç gütmez fakat açtığı yollar çok ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

Sorgulamamak

Yukarıda bir kısım değindiğim sorgulamamak esasen bakıldığında beynin süzgecinin bulunmadığını göstermektedir. Bu süzgeçler zihni zararlı olabilecek bilgilerden korumakta görevlidir ve bu mekanizma da yukarıda değindiğim gibi bilginin öneminden geçmektedir. Çünkü bilgi öğrenme süreciyle birlikte sorgulama sürecini de oluşturur. Düşündüren her materyal bizi sorgulama konusunda ileriye taşır.

Dışsal neden;

Kültür/gelenek bizim belirleyemeyeceğimiz biçimleriyle hayatımıza sirayet etmiştir. Tutarlı yapı sınırlarını tespit edemediğimizde kültür/gelenek kendi başına doğrunun karşısına duvar gibi dikilebilmektedir.

Soru sormak yıpratılmış bir kavram gibi geliyor bana. Soru sormanın, merak etmenin önemi vurgulanmadıkça sorgulamalarda ne şiş yansın ne kebap biçiminde olacaktır. Tespit edemediğimiz her yeni yanlış hayatımızın merkezine oturabilecek kadar kuvvet kazanacaktır.

 

Abdullah Emiroğlu

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ukrayna eğitim sisteminin Kırım Tatar tarihi konusunda yetersiz kalması, çirkin bir olaya neden oldu

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
373.154

VAKA

322.465

İYİLEŞME

10.177

ÖLÜM

50.689

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
45.360.632

VAKA

30.389.814

İYİLEŞME

1.185.053

ÖLÜM

14.970.818

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için 'Yasal Uyarı' ve 'Kullanım Şartları' sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Yeni Sayı'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Yeni Sayı'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.