• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Ankara 0° KAPALI
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

Covid-19 Ne götürür ne getirir?

Değerli okurlar, bu haftaki konumuz küresel çapta bir krize dönüşen COVID-19 salgını. Bu salgını sağlıksal, ekonomik ve politik açılardan ülkelere yansımaları ile birlikte değerlendireceğim. Ancak onun öncesinde yeni coronavirüs’ün geleceği hakkında konuşmak ve bu alanda ne şekilde çözümler bulabileceğimizden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bana göre bu göreceğimiz son büyük salgın değil. Daha birçok kez salgın yaşayacağız. Zaten biliyoruz ki, salgınlar bu çağa özel bir durum da değil. İnsanlık tarihi boyunca seçimlerimiz sonucu süreçleri hızlandırıyor olabiliriz ama salgınlar aslında insanların gezegenle etkileşimi sonucu ortaya çıkmış her seferinde. Ancak seçimlerimiz… Pek de iyi değiller. Isınan iklimin dünyayı virüs ve bakteriler için daha uygun hale getirdiği bir gerçek. Evet, küresel ısınmadan bahsediyorum. Çokça kulağımıza geliyor değil mi? Yaşamımızın bir parçası oldu sayılır. Seçimlerimizin sonuçlarından biri küresel ısınmayken, insanlar Amazon yağmur ormanlarını yakıp yıkarak yanlış yollara sapmaya devam ediyor. Üstelik başka şekilde tolere edilebilecek basit işler için. Çiftlikler kurmak için mesela… Son Afrika Çalılığı’nın da bu sebeple yok olduğunu biliyor muydunuz? Salgın açısından buradaki sorun ise çok net: Doğayı katlederken girilmeyen yerlere girip ulaşılmayan yerlere ulaşırken doğanın vahşi taraflarıyla alışverişe giriyoruz ve bu durum bize hazır olmadığımız onca yeni virüs ve bakteri getirmeye devam edecek.

Peki çözüm nedir? Dünyada yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor ve bu insanlar aşağı yukarı 200 ülkeye bölünmüş halde. Bulaşırken ve ölümlere sebep olurken zengin-fakir, şehirli-köylü dinlemeyen ve mesafe tanımayan salgınlar için kesinlikle tek çözüm küresel sağlık hizmetlerini dünyanın her ülkesinde temel sağlık işlevlerini yerine getirecek şekilde desteklemek. Bu konuda ciddi şekilde birlik olunmazsa öyle görünüyor ki, bu salgınlar durmayacak. Tekrar etmek isterim: Bu tarz salgınların hasarını en aza indirmek istiyorsak -dünyadaki en zengin ülkeden en fakir ülkeye kadar- bütün ülkelerin yeni hastalıklar için ‘tanı koyma’, ‘tedavi etme’, ve de bilgi paylaşımı için ‘raporlama’ gücünün olması gerek. Çünkü belki de bu hastalığa tanı koymak için yeterli ekipmana sahip olmayan bir ülkede çıkıp Çin’de fark edildi. Bana göre bu, yadsınamayacak ihtimallerden birisi. Salgını onlar yaptı, şunlar laboratuvar ortamında üretti derken bu teorileri göz önünde tutmak yerine hayatımızın merkezine koyarsak bu sadece önlem alma süremizi uzatmış olacak.

COVID-19 ve SAĞLIK

Tüm bunların yanı sıra, COVID-19 ülkeleri sağlıksal açıdan nasıl etkiledi, etkileyecek? Şunu net olarak gördük ki, büyük ülkelerin çoğunun depoladıkları silahlar var ama bu şekilde acil doğan ihtiyaçları düşünerek depoladıkları yüz maskeleri bile yok. Bu, eğer salgınları önlemek istiyorsak kabul edilebilir değil. Özellikle Amerika ve Avrupa’nın sağlık sistemleri bu açıdan vasatın altında kaldı. Türkiye’de ise virüsün, ilk vakanın açıklandığı günden yaklaşık iki hafta önce ülkeye girdiğini düşünsem de gerekli telkinlerin en baştan itibaren yapılıyor olması, hali hazırda var olan alışkanlıklarımız ve hastanelerin idareli kullanımı için, hastaneye yatırmaya gerek olmayan hastalara telefon üzerinden gösterilen ilgi sonucu durum kontrol edilebilir düzeylerde tutuldu. Sağlık bölümünü, her ülkenin küresel çapta sağlık sektörüne insanları eşit görüp yapacağı her yatırım gelecekteki salgınlar için de çok önemli.

COVID-19 ve EKONOMİ

Ekonomik açıdan ise en son 2008’den sallanan dünya ekonomisi için oldukça tehlikeli bir virüs ile karşı karşıyayız. Araştırmalara baktığımızda; 2008’de Amerika’da başlayan mortgage (bankaların ev satın alarak taksit kolaylığı ile insanlara satması) krizi işsizlikle, şirketlerin iflasıyla hayatımızdan uzun süre çıkmamış. Bu sefer de benzer bir krizin daha büyük değişiklik ve etkilerle hayatımızdan uzun süre çıkmaması bekleniyor. Peki ekonomide kırılma nasıl başladı ve nasıl sonlanacak? Dünya tedarik zinciri olan Çin’de başlayan salgın bu zinciri birinci noktasında kırarak bir hasara yol açtı ve bu tedarik zincirinin kırılması ile beraber otomotiv sektörü, enerji fiyatlarının ciddi bir düşüşe geçtiğini görüldü. Turizm, ulaşım sektörleri, lojistik, gayrimenkul de değer kaybedenler arasında. Nasıl sonlanacak sorusunu ise yine mortgage krizi ile bağdaştırmak istiyorum. O dönemde rapor hazırlayan Amerikan ekonomist Joseph Stiglitz’e göre, mortgage krizinin temel sebeplerinden biri hem ülkeler arasındaki hem de toplumu oluşturan bireyler arasındaki gelir dağılımının dengesiz yayılmasıydı. Belki de bu bizim için bir fırsat ve bir uyarıdır.

COVID-19 ve POLİTİKA

Peki bu virüs sonrası dünya düzeni siyasi açıdan değişecek mi, değişecekse hangi yolu seyredecek? İlk olarak genel hatlarıyla yeni siyasi aktörler bu vesileyle ortaya çıkacaktır. Ülkelerin iç siyasetinde dalgalanmalar bekliyor uzmanlar. Benim yorumum ise toplumsal direnci ve dayanışması güçlü olan ülkeler bu dalgalanmalar karşısında avantajlı olacaklardır. Bir diğer konu ise virüsün, uluslararası ölçekte güç dağılımını etkileyecek olması. Batı temelli güç ve birikmiş hazine, Doğu’ya doğru kayacak gibi gözüküyor. Orta ve uzun vade için bunu söyleyebiliriz. Ancak yine de bu salgının Doğu’dan çıkmış olması özellikle Çin’i bu anlamda zorlayacaktır. Batı’nın Çin’e karşı propagandalar geliştirmesi muhtemel gözüküyor. Çin’in ise önlem olarak Afrika’ya yaptığı maddi değil manevi kazanç sağlama yolundaki yatırımlarını dünya geneline yaymaya çalışması gerekebilir. Bunun için gerekli ortam ve maliyetler oluşacak mı, onu zaman gösterecek. Velhasıl kelam, Sars virüsünün Çin’de yaratmış olduğu etkiyi AliBaba’nın kurucusu Jack Ma şöyle açıklıyor: ‘’Sars virüsünden sonra yüz yüze ticaret yapılamıyordu ve bu e-ticaretin doğuşunu sağlamıştı.’’ Bu tür mecburiyetler başka kapılar açıyor. Muhtemelen yaşamaya devam ettiğimiz dijitalleşme daha da hızlanacak. Eğitimler, şirket toplantıları, çekilen videolar, yapılan sporlar… Hepsi de bu koşullara entegre edildi ve belki de geliştirilip uzun vadede benimsenecekler. Bu nedenle bizlerin yaşantısında ister istemez değişiklikler meydana gelecek. Ne dersiniz? Hayatımızın çoğu alanında büyük kolaylık sağlayan teknoloji, hiç ummadığımız alanlara da nüfuz edecek mi? Kesinlikle… Umarım insanlık bu olaydan ders çıkarır ve umarım bu kriz insanların, devletlerin kendilerini toparlamaları, daha insancıl ve sevgi adına yaşamaları, eşitlikçi ve birlik içinde olmaları için son fırsat değildir.

BERAT BİRCAN

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (2)

Sıradaki haber:

Canlılara saygı

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
2.373.115

VAKA

2.246.047

İYİLEŞME

23.664

ÖLÜM

127.068

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
94.457.131

VAKA

51.986.261

İYİLEŞME

2.021.638

ÖLÜM

42.470.870

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için 'Yasal Uyarı' ve 'Kullanım Şartları' sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Yeni Sayı'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Yeni Sayı'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.