29.9 C
Ankara
Cuma, Eylül 18, 2020

Bu partilerin derdi iktidar olabilmek mi?

İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi veya kişilerdir. Krallıkla yönetilen bir ülkede iktidar kraldayken demokrasi ile yönetilen bir ülkede iktidar, seçimle iş başına gelen seçilmişlerdir. Yöneten ve yöneticilerin olduğu bir toplumda var olan kısıtlı kaynakları yönetenlere tek başına dağıtma imkanını elinde bulunduran kişi veya kişiler anlamına da gelebilmektedir.

Siyasal değişim: Türkiye’de siyasal değişime etki eden birçok durum vardır. 24 Ocak kararları, 12 Eylül rejimi, 1982 Anayasası gibi, bunun yanında gelişmelere bağlı etkiler de oluşmuştur. Bunun en büyük etkilerinden biri de küreselleşme kavramıdır. Son yıllarda hem yerel hem de uluslararası medyada Türkiye’nin eksen kayması yaşadığını, yüzünü Avrupa’dan Ortadoğu’ya döndüğünü, Rusya ve Çin bloğu gibi konularda siyasal bir değişime uluslararası boyutta yaşandığı da tartışılmıştır. Ülke içine bakacak olursak uzun yıllardır iktidarda olan Ak Parti hükümeti içinden çeşitli partiler meydana gelmiştir. 20 yıla yakın süredir yol arkadaşlığı yapmış bakanlıklar hatta başkanlıklardan oluşan bu partiler söylemlerinde hep bu siyasal değişimlerden bahsetmişlerdir.

Siyasal değişimi bu dönemde dile getirenler görevde olduğu süre zarfında bu değişimleri neden konuşmadılar? Asıl çelişki tam da burada ortaya çıkıyor. Çözüm süreci, Suriye sorunu, Rusya krizi vb. durumlar yaşanırken konuşulmayan konular neden bugün gündeme getiriliyor? Siyasette her zaman çok konuşulan birkaç kavram vardır. Patronaj, personalizm, popülizm gibi. Eğer bir noktada sorun yaşanıyor ve bu kavramları kaybediyorsanız hiç dile getirmediğiniz siyasal değişimi konuşmaya başlıyorsunuz. Her iki partinin de yeni anayasa ve başkanlık sistemine karşı bir durum sergilemesi, MHP ile yapılan ittifaktan rahatsız olunması, Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül ve Ali Babacan gibi isimleri yeni bir partiye yöneltmiştir. Abdullah Gül’ün desteklediği Ali Babacan Deva Partisi’ni, yurtdışı bağlantılı kaynaklarla finanse edilen Ahmet Davutoğlu ise Gelecek Partisi’ni kurmuştur.

Peki bu partilerin derdi iktidar olabilmek mi yoksa siyasal değişimi kontrol altına alabilmek mi? Şahsi görüşüm her ikisi de değil. Her iki genel başkan da iktidar olamayacaklarını iyi biliyor olmalı. Asıl dertleri pazarlık yapabilmek ve kendileri lehine patronaj sağlamak. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi sonrası değişen seçim sistemi %50 + 1’i gerektiriyor. Yani bir oyun bile çok önemli olduğu bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle son yıllarda iktidarı elinde bulundurabilmek adına Cumhur ve Millet olmak üzer iki ittifak kuruldu. Kurulan bu iki ittifak oy alabileceği seçmen kitlesini gördüğüm kadarıyla sağ seçmenden oluşturmak gayretindedir. Davutoğlu eski Refah tabanı akademik kadrolara hitap ederken Babacan daha ekonomi odaklı ve bu söylemleriyle siyasi arenada tutunmaya çalışıyor. Daha önce MHP’de yaşanılan “İyi Parti” durumu MHP oylarında eksilmeye yol açmıştır. Bu iki partinin de oylarını yüksek oranda Ak Parti ve sağ seçmenden alacağı oldukça açıktır.

Son seçimlerde %1’in bile çok önemli olduğunu bildiğimiz için şahsi kanaatim iktidar hedefinden çok uzak olan Deva Partisi, Gelecek Partisi hatta İyi Parti bir dahaki seçimde alacakları oylar ve siyasi söylemlerle siyasi iktidara etki edecek bir hal almaktadır. Tabii mevcut ittifakın da (MHP-AKP) bu oluşumlara karşı iktidarı ellerinde tutabilmesi için siyasi hamlelerde bulunacaklarını da iyi biliyoruz. Siyasette her zaman yaşanılabilecek değişim ve yeniliklere hazır olunması gerektiğini düşünüyorum.

Oğuzhan Kaptan

Oğuzhan Kaptan Kimdir?

30 Mart 1994’te Kadıköy de doğdum.1999’da Aile işleri dolayısıyla Memleketim Rize’ye temelli dönüş yaptım.İlkokul ve liseyi Rize Kalkandere’de okudum.2013 yılında Siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünü okumak üzere Kırklareli’ne yerleştim.Burada üniversite başkanlığı,çeşitli siyasi görevler,STK ve vakıflarda yöneticilik yaptım çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım.

Yeni Sayı
Yeni nesil medya

Benzer yazılar

Ekonomide ‘pik’ mi, yoksa ‘dip’ mi?

Cumhurbaşkanı T. Erdoğan, Türkiye’nin kredi notunu bugüne kadar görülen en düşük seviye olan “B2 ve görünümünü ise Negatif - Yatırım yapılamaz” olarak açıklayan Moody’s’e...

NEDİR BU ADAM-DER?

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri döneminde, solcu oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerlerin kurduğu bir dernektir ADAM-DER. Açılımı ise “Askeri...

AB Komisyonu: Kırım’ın işgali nedeniyle Rusya ile diyalog kurmak imkansız

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Kırım’ın işgalinden dolayı AB ile Rusya arasındaki stratejik diyaloğun yeniden başlamasının imkansız olduğunu söyledi. AB ile Rusya arasındaki...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız
Lütfen isminizi buraya girin

Stay Connected

20,671BeğenenlerBeğen
2,366TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

Son eklenenler

Ekonomide ‘pik’ mi, yoksa ‘dip’ mi?

Cumhurbaşkanı T. Erdoğan, Türkiye’nin kredi notunu bugüne kadar görülen en düşük seviye olan “B2 ve görünümünü ise Negatif - Yatırım yapılamaz” olarak açıklayan Moody’s’e...

NEDİR BU ADAM-DER?

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri döneminde, solcu oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerlerin kurduğu bir dernektir ADAM-DER. Açılımı ise “Askeri...

AB Komisyonu: Kırım’ın işgali nedeniyle Rusya ile diyalog kurmak imkansız

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Kırım’ın işgalinden dolayı AB ile Rusya arasındaki stratejik diyaloğun yeniden başlamasının imkansız olduğunu söyledi. AB ile Rusya arasındaki...

Batı Trakya Türk Cumhuriyeti 107 yaşında!

Türk’ün yaralı yurtlarından Batı Trakya’da kurulan ve ömrü çok kısa olan bir devlet, bugün halen kendinden söz ettirebiliyor, kuruluşu kutlanıyor. 107 yıl önce kurulan...

Avdyli, Osmani ile Yeni Bir Partinin Kurulması ihtimalini Dışlamıyor

Kosova Demokratik Birliği (LDK) milletvekili Haxhi Avdyli, Meclis Başkanı Vjosa Osmani ile yeni bir parti kurulması için istişarelerin başladığını duyurdu. "LDK yaklaşımını değiştirir ve gerçek,...