h Dolar 16,1920 % -0.96
h Euro 17,4658 % -0.96
h Altın (Gr) 964,40 %-0,79
h BIST100 2.438,84 %-0,49
h Bitcoin 468789 %-3.0825
Ankara 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Cezmi Orkun

Cezmi Orkun

21 Mayıs 2022 Cumartesi

VATANDAŞ SORUYOR

VATANDAŞ SORUYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Değerli vatandaşlar, insan beyni, kanla iletilenbesin maddeleri ile beslenir. Vücuttaki tüm hücreler gibi beyin hücreleri de besine ihtiyaç duyar. İnsanın dengesiz ve yetersiz beslenmesi beyindeki hücre sayısını ve sinir hücrelerinin gelişimini engelleyerek kalıcı hasarlara neden olmaktadır.

Yapılan araştırmalar beyin sağlığı için gerekli vitaminleri barındıran gıda grubunu Yeşil yapraklı sebzeler, balıklar, meyveler ve sert kabuklu kuruyemişler olarak açıklamaktadır. Bu besinleri yeterli düzeyde alamayan insanlarda hafıza kaybı, unutkanlık, beynin hızlı yaşlanması, sinir sistemlerinde hasar oluşması, alzheimer hastalığı, görme ve duyu kaybı, kaslarda kuvvet kaybı ve şuur bulanıklığı gibi ciddi problemlerin yaşanmasına sebep olmaktadır.

Değerli vatandaşlar, AKP yönetiminin yirmi yıllık iktidarı sonucunda insanlarımızın yüzde 60’ını açlığa, yüzde 90’ını yoksulluk ve sefalete mahkum etmiş olduğundan sağlıklı beslenmesinden bahsetmek mümkün değildir. Sağlığı olan kişinin umudu vardır ve umudu olan birçok şeyin sahibi olur. Sağlığımız bozuk, umudumuz tükendi tükenecek ve hayalleri çalınan bir toplum olduk. Zaten AKP yönetimi de düşünen, eleştiren değil biat eden bir toplum istediğinden yaptığı zamlarla bu amacını ifşa etmiştir.

Vatandaşlar şöyle diyor; bu hükümet vatandaşın sağlığını çok düşünüyor. Kırmızı et sağlığa zararlıdır diye zam  yapıyor, yaşlı insanların ve çocukların gaz yaptığı için süt içmesini önlemek için süt ve süt ürünlerine zam yapıyor, gazete ve kitap okuyarak gözlerimizin bozulmasını istemediği için zam yapıyor açıklamasını takiben AKP yönetimine lütfen beni dinleyin diye sesleniyor ve devam ediyor.

Bizler sosyal aktivitelerden vaz geçtik, temel tüketim ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz, sağlıklı beslenmeyi unuttuk sadece karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. kiralarımızı ödemekte zorlanıyoruz, elektrik ve doğalgaz faturaları altında eziliyoruz, vasıflı ve vasıfsız insanlarımız işsiz, emekliler perişan ancak tüm bunlara sebep olan siz AKP yönetimi biraz sabredin yine biz düzeltiriz diyorsunuz. O zaman biz vatandaş olarak soruyoruz madem düzelteceksin o zaman niye bozdunuz. Vatandaşlar aç ancak sizin boş vaatlerinize karnımız tok diyerek sağlığından ve geleceğinden duydukları endişeleri anlatıyorlar.

DOĞRU PARTİ tüm bunları duymakta ve görmekte olup ülkemizin sevgi temelli otamında rahat ve huzuru temin etmek için sessizlerin sesi, kimsesizlerin hamisi olmanın yanında cumhuriyetin temel ilkelerini uygulayacak tek adrestir. Milletimizin bu adres de umudu yeşerecek, hayalleri gerçek olacaktır. Gücünü milletinden alan DOĞRU PARTİ’nin tek dayanağı milletimiz ve onun sarsılmaz iradesidir.

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Devamını Oku

HESAPLAŞMA

HESAPLAŞMA
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Değerli vatandaşlar, AKP iktidar temsilcileri bir yandan halifelik özlemi içerisinde, diğer taraftan Cumhuriyet ve değerleriyle hesaplaşma arzularını açıkça söylemekte ve eyleme dönük algı operasyonlarını aralıksız sürdürmektedir. Bunu ben söylemiyorum. İşte size bazı söylemlerden örnekler;
Sayın Emine Erdoğan, Sosyal medyada yer alan bir konuşmasında “ Biz sadece kendi çeşmemizden, ampulümüzden, soframızdan ümmetin halifeliği sorumluluğu değil yeryüzünde halife olmanın sorumluluğunu taşımaktan mesulüz…” ifadesini kullanmıştır. (Halife Erdoğan)
AKP Genel Başkanı Erdoğan 19.Aralık.2021 tarihinde Dolmabahçe sarayında “2021 İlim Yayma Ödülleri Töreninde” yaptığı konuşmasının bir yerinde “iki gün önce bu kubbede(Dolmabahçe Sarayı) Türkiye-Afrika Liderleri zirvesinin kapanışını yaptık. İstiyorduk ki bu buluşma, bu birliktelik, bu dayanışma evet nasıl ki buradan farklı bir şekilde hitama erdi yine buradan ayağa kaldıralımifadesini kullanmıştır. (Hilafet Hayali) (Son Halife Abdulmecid Efendi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Hilafeti kaldırmasıyla 1924 maiyetiyle birlikte Dolmabahçe Sarayını terk etmiştir.)
AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Çayırovadaki Yerel Yönetimler Danışma Kurulu Toplantısı’nda 2023 seçimlerini işaret ederek ‘100 yıllık hesaplaşmaya hazır mısınız?’ ifadesini kullanmıştır.(Cumhuriyet ile Hesaplaşma)
Mahir Ünal ise gençlerle buluşması esnasında Cumhurbaşkanını telefonla arayarak “Biz sizlere dua ediyoruz, bütün ümmet size dua ediyor.” İfadesini kullanmıştır. (Kimin Ümmeti, Haşa Peygamber mi?)

Değerli vatandaşlar, bizler içinde bulunduğumuz problemlerle boğuşurken, Ülkemizin çözülmesi gereken birçok sorunu ortada iken, iktidar bu söylemlerle geleceğe yönelik ülkemiz ulus devlet yapısını değiştirme arzusu arada kaynıyor. Oysa, bu durum günümüz  siyasi iktidar anlayışıdırve görülmesi gerekmektedir. Çünkü; Yitirilen maddi değerlerin telafisi mümkündür ancak milli, manevi ve ortakdeğerlerin telafisi mümkün değildir. DOĞRU PARTİ ulus devlet yapısının teminatı olarak bu anlayışın her türlü oyunlarını sizlerle birlikte bozacaktır.

AKP iktidarının bilinçli olarak yaptığı eylem ve söylemlerle Cumhuriyet ve değerlerini ortadan kaldırmaya yönelik hesaplar peşindedir. Ancak bilmeleri gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatları AKP iktidarı ve koşulsuz destekçilerinin dini ve milli duygularımızı istismar etmek suretiyle saray saltanatı için vatanımıza ihanetlerini ve gerçek duygularını ifade eden 100 yıllık hesaplaşma hayalleri, sandıkta hak ettikleri cevabı  vererek hesaplaşacaktır. Hayallerin kurulduğu, gerçeklerin iseyaşandığını bilmek gerekir.

Değerli vatandaşlar, AKP yönetimi Cumhuriyetimizin tüm değerlerinin ortadan kaldırılması ve hilafetin yeniden getirilmesi arzusunu taşımaktadır. Ancak; Suudi Arabistan ziyaretinde ümmet desteğini alamadığı görüldü. Ulu önder Atatürk’ün “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”  sözü doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nin her ferdi, her evladı vatanına ihanet edenlere asla izin vermeyecek ve bu anlayışla mutlaka hesaplaşacaktır.

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Devamını Oku

SARAYIMIZ MİLLETİN GÖNLÜDÜR

SARAYIMIZ MİLLETİN GÖNLÜDÜR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli vatandaşlar, bir önceki yazımda “saray da millet yok” demiştim. Gerçekten olmadığına inanan okuyucularımdan desteklerinin yanında sizin sarayınız yok mu? sorusuna muhatap oldum. Bu soruya cevaben elbette var. Bizim sarayımız aziz milletimizin gönlüdür. Biz DOĞRU PARTİ camiası olarak sarayımızı milletimizin gönlüne oturtmak istiyoruz ve eminim ki o saray bizlere kapılarını ardına kadar açacaktır. Biz huzuru milletimizin gönlünde, milletimiz de refahı ve huzuru bizim iktidarımızda bulacaktır. DOĞRU PARTİ iktidarı, milli geliri vatandaşları arasında adil dağıtacak, bugünkü AKP yönetiminin adil olmayan dağıtımı sonucunda yokluk, yoksulluk ve açlığa mahkum ettiği vatandaşlarımıza sabredin bu sıkıntıları birlikte aşacağız katlanmalısınız demiyecektir.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya’daki Kuzey Çevre Yolu’nun açılış töreninde  Artan hayat pahalılığını “küresel ölçekteki artışa ve içerideki fırsatçılara” bağlayarak “Milletimizden sabırlı olmasını, bize güvenmesini istiyorum” ifadesine;

  • Hep birlikte fedakârlık yapmamız, hep birlikte günlük kazancımızı değil ortak geleceğimizi düşünmemiz gerekir,
  • Üç kuruş fazla kazanmak için milletin huzuruna göz dikenler, en büyük zararı kendilerine vermektedir.
  • Vicdansızlık yaparak milletin aşına, ekmeğine, geçimine göz dikenlere acımayacağız.

Sözleriyle devam etmiştir. Ben boşuna saray da millet yok demiyorum. Gerçekten de bu anlayış da milletimize yer yok. Niye mi? Milletten fedakarlık yapmasını isteyen Erdoğan itiraftan tasarruf olmaz diyerek her türlü şaşaalı yaşantısını sürdürürken vatandaştan fedakarlık istemesi ne kadar inandırıcı? Kazanan millet değil ki, Erdoğan’ın koruma zırhındaki yandaş/Paydaş şirketler, birden fazla maaş alma aymazlığını gösteren saray eşrafı ve ballı bürokratları değil mi? Erdoğan, en büyük zararı kendisine verdiğinin farkında değil. Çünkü saray milletten kopuk.

 

Bir diğer söyleminde ise milletin aşına, ekmeğine ve geçimine göz diken vicdansızlara acımayacağını söylüyor. Milletimizi açlığa, sefalete, yokluğa mahkum eden vicdansız ben miyim? Bence aynaya bakmalısınız. Aynalar yalan söylemez inanın yalan söylemez.

 

Değerli vatandaşlar, siz söyleyin sorunları çözmek yerine suçlu arayan, kendisini eleştirmeyen ve eleştirilmeye tahammülü olmayan birinin varlığı temel sorun değil midir? Öyle ya sorunların çözümünde başarılı olamayan biri sorunun kendisi olur. Siyaset şikayet etme, suçlu arama ve kendisi lüks içerisinde yaşarken milletinden fedakarlık ve sabır isteme yeri değildir. İktidarlar çözüm üretmek zorundadır. Bir kez daha belirtmek isterim Saray ve eşrafı milletinden kopmuştur. Çünkü;

  • Elektrik zamlarıyla dağıtım ve tedarik şirketlerine milletimizin sırtından milyarları aktaran.
  • Torunlarımızın dahi geleceğini ipotek altına alan köprü, otoyol, havaalanı vs. şirketlerine garanti edilen bedelleri yanında pandemi nedeniyle milletin sırtından milyarlar ödeyen.
  • Tüm madenlerimizi küresel güçlere teslim ederken köylümüzü, yöre insanını mağdur eden madencilik şirketlerine yine milletin sırtından milyarlarca parayı teşvik olarak veren.
  • Kur korumalı mevduat hesap sahibi 300 bin kişiye milletin sırtından milyarları dağıtan.

 

AKP yönetimi deği mi? peki AKP yönetimi milletimize ne yaptığına bakarsak;

  • Elektrik ve Doğalgaz zamları ile milletimizi fahiş faturalarla baş başa bıraktı.
  • Bir kararname ile suçlu-suçsuz ayrımı yapmaksızın binlerce insanı içeri atarak yıkımlar yaşattı.
  • Öğrencilerimizi, esnafımızı, emeklimizi, çalışanımızı hülasa toplumun yüzde 60’ını icra daireleriyle boğuşur hale getirdi.
  • Tarım da uyguladığın yanlış politikaları ile ülkemizi tarımsal ürünleri ithal eden ülkeler safına soktu.
  • Eğitim ve sağlık hizmetlerini parası olanların faydalanacağı hale getirdi.
  • Rüşvet ve Yolsuzluk yapanları sorgulamak yerine ödüllendirdi.
  • Seçim yasaklarından kendini muaf tutarak devletin tüm imkanlarını AKP için kullanma gibi ayrılıkçı bir yöntemin mimarı oldu.

Tüm bunları yapıyorsun ve millete kazancımızı değil geleceğimizi düşünmemiz gerekir diyerek millete sabret diyorsun. Eğer milletimizin geleceği, refah ve huzurunu istiyorsanız DOĞRU PARTİ olarak programımızda yer alan ve iktidarımızda uygulayacağımız bazı projelerimizi uygulamanız için saray ve eşrafı sizlere öneriyoruz. Bunlar;

  • Tüm madencilik ve enerji faaliyetlerini devletin denetim ve kontrolünde olacak şekilde millileştiriniz.
  • Öğrencilerimizin kredilerini karşılıksız hale getirin. Borçlandırdığınız tüm öğrencilerimizin borçlarını siliniz.
  • Tarımda, devletin ülkemiz bölgelerinin coğrafi özellikleri dikkate alınarak bir planlama yapılması ve planlama da devlet alım garantisi çerçevesinde üretimin yapılmasını sağlayınız.
  • Eğitim ve Sağlık hizmetlerinin tamamını ücretsiz hale getiriniz.
  • Siyasi partilere her yıl yapılan hazine yardımlarını kaldırınız.
  • Elektrik dağıtım ve tedarik hizmetlerinin devletin ilgili kurumu tarafından yapılmasını sağlayarak bu şirketlere kaynak aktarmayı sonlandırıp millete ucuz elektrik verilmesini sağlayınız.
  • Seçim barajını tümüyle kaldırarak gerçek millet iradesinin TBMM’ye yansıtılmasını sağlayınız.

Bunlar ülkemiz geleceği ve milletimiz menfaatine olacak bir kısım önerilerdir. Milletimizden fedakarlık istemek yerine devleti yöneten siz saray ve eşrafı fedakarlık edin ve sandığı milletin önüne koyun.

 

Değerli vatandaşlar, hedefinde Yandaş/Paydaş menfaati değil vatandaş ve ülkemiz menfaatleri olan uygulamalarımızdan bir kısmını belirttiğim Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ışığında çözüm önerilerimizi DOĞRU PARTİ yönetimi olarak uygulayacak ve arzu ettiğimiz, istediğimiz sarayı sizin gönlünüze inşa edeceğiz. Bizim sarayımız siz milletimizin her bir ferdinin gönlüdür.

 

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı

(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)

Devamını Oku

SARAY DA MİLLET YOK!

SARAY DA MİLLET YOK!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Değerli vatandaşlar, yokluk, yoksulluk ve yasaklar ortadan kaldırılacak (3Y) iddiası ile iktidara gelen ve üstelik son dört yıldır başkanlık sistemi gereği tek kişinin verdiği kararları uygulayan AKP yönetimi iddiaları gerçekleştirmek yerine ülkemiz insanları açlık, sefalet, yoksulluk, kaos ve yasakların muhatabı yaparak milletimizi büyük bir hayal kırıklığına uğratmış, umutlarını yok etmiş, hayallerini çalmıştır.

Saray ve eşrafı, ülke gündeminden kopuk çalışmalarına hızla devam ediyorlar. Bugün yine fahiş elektrik ve doğalgaz zamlarıyla vatandaşların sırtına yeni bir ağırlık daha yüklendi. Gerçekten ülkeyi yönettiğini zanneden saray ve eşrafı kimden yana?

Değerli vatandaşlar bu Saray ve eşrafı, bizlerin kullandığı elektrik ve doğalgaz zamlarıyla zaten ödemede zorlandığımız faturalara yeni yük getirmesi yanında bir de günlük yaşamımızın bir parçası olan gıda, giyim ve ulaşım gibi ürünlerin üreticisi sanayi kuruluşları da yapılan zamlar nedeniyle ürünlerini tüketici bizlere fiyatları zamlanmış olarak yansıtacak ve milletimizin sırtına bir yük daha binecek. Katmerli kazık!

Ben artık milletini yok sayan böyle bir yönetimce yapılan yanlışları ve zalimce uygulamalarını yazmaktan yoruldum fakat bunlar birilerini korumak adına zam yapmaktan yorulmadılar. Bir kez daha duymayan kulaklara, görmeyen gözlere ve duygudan yoksun vicdanlarınıza sesleniyorum.

Yeter artık bu millete zulmetmekten vazgeçin. Milletimizi yordunuz, umutlarını çaldınız, hayallerini yok ettiniz, yokluk-yoksulluk ve yasaklara mahkum ettiniz, milletimizi ayrıştırdınız ve her gün yeni bir zam ile ezmeye devam ediyorsunuz. Şimdi de onurlarını, haysiyet ve şereflerini yok etmeye çalışıyorsunuz. Yeter artık yeter.

Devletin temeli adaleti, adaletin temeli olan hukuk anlayışını yok eden saray ve eşrafı için yalnız ve yalnız kendileri ve çevresindeki yandaş/paydaşları var, bunların dışındaki tüm vatandaşlar ise yok hükmündedir. Suç sadece bunlarda mı? elbette hayır. Saray ve eşrafının bu uygulamaları karşısında vatandaşın hakkını, hukukunu koruma refleksini göstermekten aciz TBMM’de temsil edilen muhalefet parti temsilcileri de en az onlar kadar suçludur.

Ülkemiz geleceğini karanlıklara sürükleyen bu anlayışın karşısında yeni bir güç, yeni bir anlayış imkanı sağlayacağına inandığımız kurucu ayarlara dönüş konusunda, DOĞRU PARTİ olarak yaklaşık bir yıl önce ana muhalefet partisi ve partnerlerine demokrasi ve hukuk birliği adlı çağrımızı bir kez daha hatırlatmak da yarar görüyorum. Ana Muhalefet CHP yönetiminin bu çağrıya duyarsız kalması saray ve eşrafının mevcut anlayışına katkı değil mi? Hani, Söz konusu vatansa gerisi teferruat idi. Ülkemiz, siyasilerin şahsi hırslarına feda edilemeyecek kadar kutsal değil mi?

Değerli vatandaşlar, DOĞRU PARTİ  ülkemizin kurtuluşunun kurucu değerlere dönüşü ile mümkün olacağına inanmaktadır. Bunun için anayasamızın ilk 6 maddesini ilkekabul eden tüm siyasi partilerin aykırılıkları bir tarafa bırakarak asgari müşterekler çerçevesinde güçlü bir ittifak oluşturması gerekmektedir. Böyle bir ittifak milletimizde karşılığını bulacağından, saray ve eşrafının karanlık zihniyeti karşısında güçlü bir alternatif olur.

Değerli vatandaşlar, farklı siyasi görüşlere sahip bizlere, saray ve eşrafının yaşattığı bu yokluk, yoksulluk ve yasaklardan  ülkemizi kurtaracak, toplumun refah ve huzurunu sağlayacağına inandığınız siyasi oluşumu desteklemeniz ve eğer mümkünse içerisinde yer almanız artık bir zorunluluktur. Saray ve eşrafının zulmettiği ancak hala peki oyumuzu kime verelim diyerek çaresizliğini ortaya koyan vatandaşlarımız için bana göre çare bulma adresi DOĞRU PARTİ dir.

Değerli vatandaşlar, sizler var olduğumuz müddetçe bu vatan varlığını sürdürecektir. Ancak saray ve eşrafı sizleri maddi, sosyal ve siyasal anlamda yani her alanda yok kabul ediyor. Size düşen varlığını bu anlayışa hissettirmeniz ve kurucu değerlerimizi bize emanet eden atalarımıza yapılan bu ihanetlerin parçası olmamanızdır.

Emanete ihanet eden bu saray ve eşrafına verdiğiniz yetkiyi aynı yöntemle geri almalı ve yapacağı etkiyi görmelisiniz.Göreceğiniz şey ise, sırtınıza yüklenen ve artık taşımakta zorlandığınız saray ve eşrafını sırtınızdan atmakla ülkemiz ve milletimiz üzerinde yaratacağı olumlu etkidir.

Değerli vatandaşlar, günümüz iktidar yönetimi milletinden kopuk yaşadığı için saray da yok yok, herşey var ancak MİLLET yok.

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Devamını Oku

ZENGİNLER KULÜBÜ

ZENGİNLER KULÜBÜ
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Değerli vatandaşlar, bu yazımda sırtımıza yüklenen bir başka konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. AKP yönetimi döviz kurlarındaki artışı önlemek adına uygulamaya koyduğu kur korumalı mevduat hesaplarının bizleri nasıl sömürdüğünü göreceksiniz.

Kur korumalı mevduat hesabı olan kişi sayısı 300 bin civarında olup 10.Mart.2022 günü itibarıyla mevduat toplamı 550 milyar TL’dir. Bu miktar bugünkü dolar kurunu 15 TL. olarak alırsak 36.7 Milyar dolardır.

Mevduat sahiplerine kur farkı bedeli, bu para üzerinden üçaylık dilimler halinde ödeneceğinden başlangıç kur değerini 12 TL, üçüncü ayın bitiminde ise yani bugün 15 TL olarak dikkate aldığımızda aradaki fark 3 TLdir. Devletin %14 olarak uyguladığı yıllık faizin ilk üç aylığına karşılık gelen oran ise %3.5dir.

Kur korumalı mevduat toplamı olan 550 Milyarın %3.5’uyaklaşık 19 Milyar TL’dir. Yani mevduat sahipleri paralarını faiz ile yatırsalardı üç ay için 19 milyar TL faiz alacaklardı. Oysa 37 milyar dolar için 1 doların üzerine 3 TL ilave ettiğimizde kur korumalı mevduat hesap sahiplerine ödenecek bedel 110 Milyar(36.7×3) TL oluyor.

Bu bedelden üç ay karşılığı yıllık faiz çıkarıldığında (110-19) = 91 Milyar TL bedel Kur korumalı mevduat hesabı olan 300 bin kişiye ödenecektir. Bu ödemeyi kim yapacak devletin hazinesi. Hazine parayı nereden alıyor? Tabi ki 85 milyon vatandaştan. Elektrik, motorin, benzin, LPGzamlarından ve toplanan vergiler ile tüketim ürünlerine acımasızca yapılan zamlardan topladığı paralarla. Yani 85 Milyon vatandaş 300 bin kişiye yapılacak ödemenin kaynağı.Değerli vatandaşlar soruyorum sizlere;

Hangi vicdan bunu kabul eder,
İnsaf, merhamet, insanlık bunun neresinde,
Bizler bu uygulamalar karşısında ne yapıyoruz.

Bizler teselliyi İrlandalı yazar Jonathan SWIFT “Eğer Tanrı, zenginlikleri değerli bir şey saysaydı, onları böyle kötü insanlara vermezdi.” ifadesinde mi arayalım.

Elektriğe yaptıkları zamlarla Yandaş/Paydaş şirketleri nasıl koruyup kolladıklarını isim isim rakamlarla önceki beş yazımda anlatmıştım. Bu uygulamada da yine parası olan 300 bin kişi için çalıştığımızı gördünüz. Oysa; AKP Yönetimi iktidar olmadan önce dünyada tarım alanında kendi kendine yeten yedi ülkeden biri iken bugün tüm tarım ürünleri ithali ile karşı karşıyayız. Bu konu hepinizce bilinmektedir. Burada bahsetmemin nedeni cari açığı olumsuz etkileyen tarım ürünlerinin ithalinin önlenmesi için bu sektörün desteklenmesi gerekirken tamamen gözden çıkarıldığını ispatlamak içindir. Nasıl mı?

Değerli vatandaşlar, 18.4.2006 tarihinde kabul edilen 5488 nolu “Tarım Kanunu” 21.maddesi

Tarımsal desteklemelerin finansmanı 

MADDE 21 – Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın(GSMH) yüzde birinden az olamaz. İfadesiyle tarım sektörünün desteklenmesi amacıyla  GSMH’nın %1’inden az olmamak şartıyla kaynak ayrılması zorunlukılmasına rağmen, 2022 bütçesinde tarım üreticileri kesimine 7 Trilyon olarak açıklanan GSMH‘nın %1’i olan 70 milyar TL ayrılması gerekirken AKP yönetimi yasanın gereğini yapmamış ve 26 Milyar TL ayırmıştır.

Yani; 5.5 Milyon kişiden oluşan tarım sektörüne destek olarak üç aylık karşılığı 6.5 Milyar TL ödemeyi reva gören AKP yönetimi, kur korumalı mevduat hesabı olan 300 bin kişiye üç aylık karşılığı olan toplam 91 Milyar TL. ödeyecek. Yahu bu nasıl bir mantıktır. Üreticiye çay kaşığı ile, zengine kepçe ile.

AKP yönetimine Cemil Sena’nın “Hayatın en büyük trajedisi, yoksulluk değil, zenginliğe doymamaktır.” İfadesini hatırlatırken aslında birçok manevi değerler açısından da yoksul olduklarını belirtmek isterim. Değer mi?

Değerli vatandaşlar, sizlerin de bildiği üzere TBMM’de,AKP ve MHP temsilcilerinin çoğunluğa dayalı kararlarıylamilletimizin lehine olan hemen hemen tüm teklifler reddediliyor. Örnek mi?

Ev kadınlarına emeklilik hakkı verilmesi,
Yaşanan deprem nedeniyle Elazığ ili için afet bölgesi ilan edilmesi,
Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) sorununun çözülmesi,
Üniversiteye giden öğrencilerin KYK borçlarının silinmesi,
Kadına karşı işlenen şiddet suçlarında cezanın arttırılması,
Öğretmen, Polis ve Hemşireye 3600 ek gösterge verilmesi,
Emeklilerin maaşlarının iyileştirilmesi vs.

Çok az bir kısmını ifade ettiğim mağdur kesimlerin lehine olacak yüzlerce tekliflerin hiçbiri TBMM’de kabul edilmezken, sınırlı sayıdaki yandaşlar söz konusu olduğunda AKP ve koşulsuz destekçisi MHP temsilcileri gece yarısı bile çoğunluğa dayalı kararlarıyla bu gözü doymaz kesim lehindecanhıraş bir çaba sarf etmektedir. Daha açıkçası AKP yönetimi ve koşulsuz destekçileri, Ülkemiz ve 85 milyon vatandaşının içerisinde yer almadığı ZENGİNLER KULÜBÜ mensupları koruyup kolluyor. Kaynak olarak dabizlerin emeğini, alın terini gasp ediyor.

Değerli vatandaşlar, bu zenginler kulübü mensupları ve onları koruyup kollayan AKP ve MHP temsilcilerine; Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ün “İnsanın serveti, kendi kişiliğinde olmalıdır.” Sözünü hatırlatırken, tüyü bitmemiş çocuğun dahi hakkını gasp eden ve hatta gelecek nesillerimizi borçlandırmak suretiyle elde ettikleri bu servetlerin! Gelecek nesiller tarafından hangi boyutta anılacağını, ülkemizin kimler tarafından nasıl yönetildiğinive kimlere hizmet ettiğini de sizlerin takdirlerine bırakıyorum.

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.