• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Ankara 15° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

Adaşım Tomris

Herkes övüyor onu. İlham perisi, paylaşılamayan kadın ya da aşk kadını diyorlar. Kendisinde bir büyü olduğuna inanılıyorlar hatta. Çünkü neredeyse bütün ikinci yenicileri kendine âşık etmeyi başarmış zamanında. Onu gören, onu duyan; ona dokunmak istermiş. Büyülermiş işte insanları. Öyle diyorlarmış, okuyorum.  Ben bu büyünün kelimelerinden geldiğine inanıyorum, kelimelerin gücüne inandığım gibi.  Bu hafta adaşımdan bahsediyoruz. Konumuz Tomris Uyar.

Herkes bilir onun en az bir aşkını. İlk evliliği Ülkü Tamer, çalkantılı aşkı Cemal Süreya, Tomrisin soy adını taşıdığı Turgut Uyar ve ona aşık olan arkadaşı Edip Cansever.

Bu büyük aşklar son zamanlarda çok konuşuluyor ve ben kendimce haklı sebeplerden ötürü bu tür olaylara hiç sıcak yaklaşamadım. Tomris Uyar bir edebiyatçıydı. Yazardı. Çevirmendi. Ama hiçbirimiz onun yazdıklarıyla ilgilenmiyoruz. Olayın magazin kısmı ağzımızda sakız olsa da Tomrisin bir kitabını açıp okumuşluğumuz yok. Sonuçta Turgut Uyarın, Edip Canseverin, Cemal Süreyanın ve Ülkü Tamerin yazdıklarından bahsediyoruz ama konu Tomris olunca konuştuklarımız hemen aşka bağlanıyor.  Bu belki kadın olmanın belki de çok güzel bir kadın olmanın dezavantajı olmalı. Tomrisin Turgut Uyardan bir çocuğu var ismi de Hayri Turgut Uyar.  -Karışıklık olmaması adına kendisinden Hayri Uyar olarak bahsedeceğim –  Hayri Uyar bir röportajında şöyle diyor;  Tomris Uyar görseydi hakkında yazılıp çizilenleri kahrolurdu. Kendisi esin perisine inanmazdı ve öyle anılmaktan da hoşlanmazdı. Aynı röportajdan öğrendiğim kadarıyla Hayri Uyar anne babasına bazı durumlarda anne ve baba da diyemiyormuş. Anılarından bahsederken ebeveynleri olduklarından anne ve baba olarak bahsederken aralarındaki ilişkiden ve eserlerinden bahsederken isimlerini kullanıyormuş. Bu herkeste göremeyeceğimiz tarzda bir incelik ve bence iki derin ruhun, Tomris ve Turgut Uyar gibi isimlerin çocuğu olmaktan kaynaklanıyor.  Demem o ki Tomris Uyarı sadece aşk hayatıyla anmak onun edebiyatı ve sanatına büyük bir haksızlıktır.

Sizlere bir önerim olacak bu hafta. Tomris Uyarın kemiklerini daha fazla sızlatmayalım bir kitabını okuyalım. Oğlu Hayri Uyarın en sevdiği Tomris kitabını mesela. Gecegezen Kızlar. Şöyle bir tanışma olsun kitapla diye bir kesit bırakıyorum kitaptaki ilk öyküden.

…”Kafka’yı çok mu seversiniz?” dedi genç adam.
“Çok. Belli aralarla döner döner okurum.”
“Bana çok karanlık gelmişti işte okuduğumda. Belki de daha yalın, daha gerçekçi, aydınlık bir edebiyata ilgi duyduğumdan.”
“Sizin yaşınızdayken bana da öyle gelmişti ama sonraları, zamanla, karanlık ya da kapalı yanı pek kalmıyor. Gündelik gerçeğin düşünülemeyecek kadar korkunç olabileceğini kavrıyorsunuz…

Ben Tomris’e bakınca gözlerinde çocuğunu daha bebekken kaybeden bir annenin acısını görüyorum. Küçük Prensi çeviren çevirmeni görüyorum. Lise yıllarında yazmaya başladığı öyküleriyle, kedi sevdasıyla, aşkı yorumlamasıyla ve adıyla aynaya bakarmış gibi kendimi görüyorum. Yakalandığı kansere boğularak yenik düşen soluksuz bir kadın görüyorum. Umarım adını hakkıyla taşıyabiliyorumdur sevgili Tomris.

TOMRİS YURTSEVEN

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)

Sıradaki haber:

Geçen yıl 78 milyar Türk lirası 'duman' oldu

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
370.832

VAKA

320.762

İYİLEŞME

10.099

ÖLÜM

50.070

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
44.942.003

VAKA

30.236.155

İYİLEŞME

1.180.277

ÖLÜM

14.705.848

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için 'Yasal Uyarı' ve 'Kullanım Şartları' sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Yeni Sayı'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Yeni Sayı'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.