h Dolar 7,4294 %0.98
h Euro 8,9820 %0.98
h BIST100 1.471,39 %-1.13
h Bitcoin 350127 %-1.60656
a İmsak Vakti 05:54
Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X

ÇAĞRIMIZDIR

Ülkemizde yaygın olarak  kullanılan  ve 16 farklı il çevresindeki maden ocaklarından çıkarılan Altın,  en az 10  yıl  süre sonunda üretilebilmektedir. Bu üretim çoğunlukla ABD, KANADA ve İNGİLİZ şirketlerince yapılmaktadır.

Anayasamızın 169. Maddesi üçüncü paragrafında “..ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez…” denmesine rağmen; AK Parti hükümetince 19 yıl boyunca uygulanan rant ve talan politikaları doğrultusunda yapılan yasa değişiklikleri ile ülkemizin birçok bölgesinde ormanlarımız, sularımız, çevre ve sağlığımız yerli ve yabancı Şirketlere  teslim edilmiştir.

AK Parti Yönetimi ve bürokrasisi geçmişte olduğu gibi bugün de Maden sahalarımızı, Adrese teslim ihale metotları ile yandaş firmalara peşkeş çekmeye devam etmektedir. Son 10 yılda yerli ve yabancı şirketlere arama ve işletme izni verilen maden sahası sayısı 164.000’dir.

MTA 2016 yılında yapılan bir düzenleme doğrultusunda; bakan onayı ile Sudan, Nijer ve Özbekistan ülkelerinde altın arama ve işletme konusunda anlaşmalar yaparak faaliyetlerine başlamışlardır. MTA yurt dışında altın arama faaliyetlerinde bulunuyor, ülkemizde ise yabancı firmalar altın arıyor. Şimdi sormak lazım;  MTA bu faaliyetini neden ülkemizde yapmıyor? 

AK Parti için “yerli ve milli olmak” bu mu?. 

Altın üretiminde, Siyanür’ün  havaya  karışması halinde  rüzgârlarla çevreye taşınarak insan ve hayvanlarda  kısa sürede zehirlenmelere, cevherin işlenmesi esnasında ise ortaya çıkan atık ağır metaller Toprak ve su da yaşayan tüm canlıların ölümüne yol açmaktadır. 

Doğa ve yaşam savunucuları; Kaz dağları, Tokat-erbaa ve Ordu bölgesinde  Altın madeni arama çalışmalarının ekolojiye ciddi zararlar vermesi, yaylaları, sulama alanlarını ve insanların oradaki yaşamlarını sürdürme imkânlarını ortadan kaldırması nedeniyle sosyal medyadan  “Ülkemiz Yeşil Kalsın” etiketiyle seslerini duyurmaya çalışıyorlar. 

DOĞRU PARTİ olarak, Yukarıdaki riskler dikkate alındığında bu bölgelerde altın arama ve işletme faaliyetlerinin sonlandırılması gerektiği ve “Ülkemiz Yeşil Kalsın” çağrısını desteklediğimizi belirtmek isterim.

Ordu ilimizde Üretilen FINDIĞIN ülkemize yıllık ihracat getirisi 2 Milyar$ , aynı çevrede üretilen BAL’ın ülkemize yıllık ihracat getirisi ise 200 Milyon$’dır. Türkiye’ye katma değer katkısı olan tarımsal değerlerimiz, Siyanürle Altın aranması nedeniyle yok edilmek isteniyor. Oysa fındık ve bal ürünlerinin katma değeri altın madeninden sağlanan katma değerden kat kat fazla olduğu bilinmektedir.

DOĞRU PARTİ, Gerçek altın’ın Fındık ve Bal olduğuna inanmakta ve kesinlikle bu faaliyetlerin korunması gerektiğini iddia ederek savunmaktadır. 

2020 yılı Ağustos ayında Altın İthalatı 15 Milyar$, İhracatı  12 Milyar$ olarak gerçekleşmiştir.

Yani; ithalat ihracattan fazladır. Çünkü; ithal edilen Altın diğer ülkelerden alınan  mal  karşılığı  ödemede kullanılarak  cari açığın düşmesi hedeflenmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı, 2020 yılında Toplam 42 ton altın çıkarıldığı ve hedeflerinin 100 ton olduğunu açıklamışlardır. Üretilen 42 ton altın için devlete ödenen katkı payı toplamı  ise yaklaşık 427 Milyon$’dır. 

Yasa gereği; Madenci, ürettiği madeni kendi tesisinde işleyip son ürüne çevirirse devlet katkı payında  %40 indirime tabi olur. Bu durumda 171 Milyon$ indirim yapılacağından devlete katkı payı  256 Milyon$’a düşecektir. (Devlete ödenmesi gereken ancak üreticiler tarafından bildirilmeyen kısmı var mı? Bilinmiyor)

Ülkemizin katma değerine yıllık bazda Altın üretiminden elde edilen katkının,  kat kat fazlasını FINDIK(yıllık 2 Milyar$) ve BAL (yıllık 100 Milyon$) ihracatı  üzerinden elde etmekteyiz. Eğer altın üretimine devam edilirse bu ürünlerin gelecekte o bölgelerde üretilemeyeceği bilinmelidir. Buda ülkemiz katma değerine yapılan katkının ortadan kalkması demektir.

Sayın Cumhurbaşkanı, Çevre ve İnsan dostu iseniz, Altın üretimini hedeflediğiniz 100 ton’a çıkaracağınıza, DERHAL var olanları KAPATMANIZ ve yeni Altın Sahalarının  açılmasına izin VERMEMENİZ,  DOĞRU PARTİ olarak size çağrımızdır.

DOĞRU PARTİ olarak; 

  • Altın’ın  üretilmesi esnası ve sonrası olumsuz etkileri; Doğanın korunması, İnsanlarımızın sağlığının korunması bakımından  oldukça  önemli riskler oluşturması, 
  • Ülkemiz katma değerine çok fazla katkısı olmayan siyanürlü altın arama faaliyetlerinin durdurulması,
  • Katma değeri çok daha fazla olan tarımsal üretimin (Fındık, Bal v.s.) yok edilmemesi,

Hususlarından hareketle, Çevremizi ve insanlarımızı koruma adına, Katma değeri daha yüksek olan TARIMSAL FAALİYETLERİ teşvik ederek geliştirmek ve Tüm Altın arama-işletme saha faaliyetlerini iptal etmek aziz milletimize sözümüzdür.

Selam ve saygılarımla

Cezmi Orkun

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Libya hamlesi doğru muydu?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.